Kardiyak Ölüm
Cardiac Death
Tanım
Solunumun ve kan dolaşımının kalıcı ve geri döndürülemez şekilde durmasıyla gerçekleşen somatik ölüm durumu.
Örnek Vaka / Uygulama
Yoğun bakım ünitesinde akut miyokard infarktüsü geçiren bir hastada, tüm ileri yaşam desteği ve resüsitasyon çabalarına rağmen 30 dakika boyunca spontan dolaşım ve nabız elde edilememesi üzerine, hekim tarafından kardiyak ölüm tespiti yapılarak ölüm saati kayda geçirilmiştir.
Derin Analiz
Kardiyak ölüm, geleneksel tıbbi ve yasal bağlamda yaşamın sonunu tanımlayan temel kriterdir; miyokardiyal perfüzyonun tamamen kesilmesi ve spontan kardiyovasküler fonksiyonların geri döndürülemez kaybını ifade eder. Beyin ölümünden farklı olarak, tüm beyin fonksiyonlarının durdurulması şartı aranmaksızın, kardiyopulmoner resüsitasyon (KPR) girişimlerine yanıt alınamaması ve dolaşımın spontan olarak yeniden sağlanamaması durumunda ilan edilir. Adli tıp, reanimasyon ve yoğun bakım protokollerinde, organ nakli süreçlerinin yasal zamanlamasında kritik bir eşiktir. Hücresel düzeyde adenozin trifosfat (ATP) üretiminin durması, iyon pompalarının çökmesi ve nekrotik süreçlerin başlamasıyla karakterizedir.
Etimoloji
Latince 'cardiacus' [kalbe ait, Yunanca kardia kalpten] + Anglo-Saxon kökenli 'deaþ' [ölüm, sona erme] kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Beyin Ölümü (Brain death; beyin sapı fonksiyonları dahil tüm beyin aktivitesinin irreversible kaybı iken kardiyak ölüm öncelikli olarak dolaşım ve solunumun durmasını ifade eder).