Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Komplementer Özdeşim

Complementary İdentification

Tanım

Psikanalizde analistin, hastanın içsel dünyasındaki önemli bir nesneyle özdeşleşerek o nesnenin hastayla ilişkide deneyimleyeceği duyguları kendi içinde yeniden üretmesidir.

Örnek Vaka / Uygulama

Kronik ihmal geçmişi olan bir danışan, seansın başında terapiste sürekli olarak önemsenmediğini ve yok sayıldığını, randevularının geçiştirildiğini ima eder. Terapist, rasyonel olarak seans saatlerine ve kurallara uymasına rağmen, birdenbire yoğun bir suçluluk ve yetersizlik hissiyle dolar; sanki danışanını gerçekten ihmal eden, soğuk ve cezalandırıcı bir ebeveyne dönüşmüştür. Terapistin hissettiği bu suçluluk ve kayıtsız ebeveyn pozisyonu, komplementer özdeşimin klasik bir tezahürüdür.

Derin Analiz

Heinrich Racker tarafından literatüre kazandırılan bu kavram, kontratransferansın (karşıt-aktarımın) iki temel veçhesinden birini oluşturur. Konkordant özdeşimde analist hastanın egosunun içeriğiyle özdeşleşirken (hastanın özne konumuyla empati kurarken), komplementer özdeşimde analist hastanın nesne imagosuyla (örneğin ebeveyn, otorite figürü, ihmalkar figür) özdeşleşir. Hasta, erken dönem nesne ilişkilerini analiste aktararak onu belirli bir role (genellikle mağdur eden veya reddeden figür) zorlar (enactment). Analist, bu projeksiyonun etkisi altında kalarak istem dışı bir şekilde o rolün duygulanımsal yükünü (suçluluk, öfke, kayıtsızlık) kendi deneyiminde duyar. Bu durum, analistin kendi kör noktaları ve savunmaları taranmadığı sürece, terapötik ittifakı zedeleyebilecek döngülere yol açabilir; ancak fark edildiğinde hastanın geçmişindeki travmatik nesne ilişkilerini anlamak için eşsiz bir klinik pusuladır.

Etimoloji

Latince 'complementum' (tamamlayan, bütünleyen) sözcüğünden türetilen 'komplementer' ile, Latince 'identicus' (aynı olan) kökünden gelen 'özdeşim' (identification) terimlerinin birleşiminden oluşur.

Karıştırmayın

Konkordant özdeşim (concordant identification) ile sıkça karıştırılır. Konkordant özdeşimde analist hastanın yaşadığı duyguyu (örneğin hastanın acısını veya korkusunu) doğrudan paylaşırken, komplementer özdeşimde analist hastanın ötekinden beklediği veya ötekinin hissettiği varsayılan karşıt duyguyu (örneğin reddeden ebeveynin hissizliğini veya suçluluğunu) deneyimler.