Savunmacı Özdeşim
Defensive İdentification
Tanım
Bir bireyin, maruz kaldığı tehdit veya istismara karşı kırılganlık hissini bastırmak amacıyla, saldırganın tutum, değer veya kimliğini psikolojik olarak benimseme savunma mekanizması.
Örnek Vaka / Uygulama
Yıllardır otoriter ve fiziksel şiddet uygulayan bir babanın baskısı altında büyüyen bir ergenin, babasının cezalandırıcı normlarını, hakaretlerini ve tutumlarını birebir benimseyerek okuldaki akranlarına karşı zorba bir tutum sergilemeye başlaması.
Derin Analiz
Psikanalitik teoride kök salan bu kavram, ego savunma mekanizmalarının en karmaşık formlarından birini temsil eder. Klasik psikanalizde çocuk, cezalandırıcı ve tehditkâr olarak algıladığı ebeveynin gücünü içselleştirerek korkuyu bertaraf etmeye çalışır. Klinik pratikte ise bu mekanizma, Stockholm Sendromu veya travmatik bağlamlarda görülen 'saldırganla özdeşleşme' dinamikleriyle örtüşür. Birey, dışarıdan gelen kontrol edilemez tehlikeyi kendi kontrolü altına almak ve mağdur rolünden sıyrılarak saldırganın gücüne ortak olmak için bu yolu seçer. Nörobiyolojik düzeyde, bu durum tehdit altındaki limbik sistemin (özellikle amigdalanın) hayatta kalma odaklı adaptif tepkilerinin, yüksek kortikal süreçler tarafından manipüle edilmesiyle, bilişsel uyumsuzluğu azaltma çabası olarak zuhur eder.
Etimoloji
Latince 'defensus' (savunulan, korunan) ve 'identificare' (aynı kılmak, birleştirmek) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Anaklitik özdeşim (sevgi nesnesini kaybetme korkusuyla geliştirilirken, savunmacı özdeşim doğrudan cezalandırma ve korkudan kaçınmak için devreye girer).