Savunuculuk / Savunmacılık
Defensiveness
Tanım
Bireyin eksikliklerine, hatalarına veya kusurlarına yönelik eleştiri ve yorumlara karşı aşırı duyarlılık göstererek bunları inkâr etme ya da karşı saldırıyla bastırma eğilimi.
Örnek Vaka / Uygulama
Yıllık performans değerlendirmesinde yöneticisinden projede yaptığı eksikliklerle ilgili yapıcı geri bildirim alan bir çalışanın, hatasını kabul etmek yerine 'Aslında bu hatanın nedeni tamamen diğer departmanın geç teslimatıdır, bana kimse zamanında bilgi vermedi' diyerek suçu başkasına atması ve eleştiriyi kategorik olarak reddetmesi.
Derin Analiz
Savunmacılık, psikodinamik ve klinik psikolojide genellikle egonun ilkel ya da olgunlaşmamış savunma mekanizmalarının (inkâr, yansıtma, rasyonalizasyon gibi) davranışsal bir dışavurumu olarak incelenir. Bireyin öz-saygısına (self-esteem) gelen örtük veya açık tehditleri nötralize etmek amacıyla devreye giren bilişsel bir önyargıdır. Nörobiyolojik düzeyde, bu durum tehdit algısıyla tetiklenen amigdala hiperaktivitesinin ve prefrontal korteksin sağladığı üst-bilişsel düzenleme kapasitesinin geçici olarak devre dışı kalmasının bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Klinik pratikte, savunmacılık yalnızca bireylerarası ilişkileri zedelemekle kalmaz, aynı zamanda içgörü gelişimini engelleyerek psikoterapötik süreci yavaşlatan başlıca direnç kaynaklarından biri olarak karşımıza çıkar.
Etimoloji
Latince 'defendere' (uzaklaştırmak, korumak, savunmak) fiilinden türetilmiş olup, psikodinamik literatürde benliği tehdit eden unsurlara karşı geliştirilen reaktif korunma biçimini ifade eder.
Karıştırmayın
Atıf hatası (attribution error) ile karıştırılabilir; ancak savunmacılık bilişsel bir hatadan ziyade motivasyonel bir korunma reaksiyonudur. Ayrıca assertiveness (atmılganlık/özgüvenli hak arama) ile karıştırılmamalıdır; savunmacılık sağlıklı bir sınır koyma değil, kırılganlığı örtbas etme çabasıdır.