Subterapötik Doz
Subtherapeutic Dose
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Kronik nöropatik ağrı şikayetiyle klinik başvuran bir hastaya, depresyon tedavisinde kullanılan amitriptilin molekülünün normal terapötik dozunun çok altında (örneğin 10-25 mg/gün) verilerek ağrı eşiğinin yükseltilmesi ve uykunun konsolide edilmesi.
Derin Analiz
Farmakokinetik ve psikofarmakoloji bağlamında subterapötik doz, plazma konsantrasyon eşiğinin ana tedavi penceresinin altında kaldığı durumları ifade eder. Majör depresif bozukluk tedavisinde kullanılan trisiklik antidepresanların günümüzde tam antidepresan dozlar yerine nöropatik ağrı yönetimi veya uyku mimarisini düzenlemek amacıyla düşük dozlarda reçete edilmesi bu duruma tipik bir örnektir. Farmakodinami açısından, ilacın reseptör doluluk oranları ana endikasyon için yetersizken, ikincil nörotransmitter sistemleri veya iyon kanalları üzerinde modülatör etki yaratmasına yetecek düzeydedir.
Etimoloji
Latince 'sub-' (altında, -in altında) + Yunanca 'therapeuein' (bakım yapmak, tedavi etmek) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Plasebo dozu (hiçbir farmakolojik etken madde içermeyen inert madde) ve toksik doz (terapötik pencerenin üzerine çıkarak advers reaksiyonlara yol açan miktar) ile karıştırılmamalıdır; subterapötik doz aktif farmakolojik ajan içerir ancak ana endikasyon sınırının altındadır.
Keşfetmeye Devam Edin
Farmakokinetik
Farmakokinetik
Pharmacokinetics
Farmakolojik ajanların canlı bir sistem içerisinde emilim, dağılım, metabolizma ve eliminasyon süreçlerini inceleyen farmakoloji dalıdır.
İncele
Terapötik Pencere
Terapötik Pencere
Therapeutic Window
Bir ilacın optimum iyileştirici etkilerini gösterdiği, toksisite veya etkisizlik riskinin minimumda olduğu plazma konsantrasyon aralığı.
İncele