Talepkarlık
Demandment
Tanım
Bireyin kendi istek, arzu ve hedeflerini esnek olmayan, mutlak zorunluluklara dönüştürdüğü, sıklıkla öz-yıkıcı sonuçlar doğuran bilinçdışı veya yarı-bilinçli imperatif yapıdır.
Örnek Vaka / Uygulama
Kritik bir sunum öncesinde 'Kesinlikle kusursuz olmalıyım, en ufak bir hata yaparsam bu benim ne kadar yetersiz biri olduğumu kanıtlar' şeklinde düşünen bir yöneticinin, en küçük aksilikte yoğun kaygı ve depresif çöküş yaşaması talepkarlığın klasik bir tezahürüdür.
Derin Analiz
Albert Ellis tarafından geliştirilen Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi (REBT) çerçevesinde talepkarlık, irrasyonel inançların çekirdeğini oluşturur. Birey, 'meli/malı' (should/must) kalıplarıyla dünyayı, diğer insanları ve en önemlisi kendi benliğini koşullandırır. Nörokognitif düzeyde, bu katı kural setleri prefrontal korteksteki esnek problem çözme devrelerini baypas ederek amigdala liderliğindeki tehdit algılama mekanizmalarını tetikler. Hedeflere ulaşılamadığında yaşanan bilişsel uyumsuzluk, kişinin kendine yönelik doğrudan bir saldırısına ('Ben başarısızım, o halde değersizim') dönüşür.
Etimoloji
İngilizce 'demand' (talep etmek, buyurmak) fiilinden türetilmiş olup, bilişsel psikolojide kişinin kendi arzularını ve hedeflerini mutlak buyruklara dönüştürme eğilimini ifade eden modern bir klinik terimdir.
Karıştırmayın
Perfeksiyonizm ile sıklıkla karıştırılır; perfeksiyonizm başarıya yönelik yüksek standartları içerirken, talepkarlık bu standartların yerine getirilmediği takdirde kişinin kendi varoluşunu ve değerini mutlak bir felaket olarak etiketlemesiyle ayrılır.