Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Yoğunlaşma

Condensation

Tanım

Birden fazla anlamın, kavramın, arzunun veya duygusal dürtünün tek bir imge, sembol ya da figür altında birleşmesi süreci.

Örnek Vaka / Uygulama

Klinik bir seans sırasında danışanın gördüğü bir rüyada, rüya figürünün hem otoriter babasını hem de baskıcı yerindeki yöneticisini aynı anda temsil etmesi ve danışanın bu figüre karşı hem derin bir korku hem de nefret beslemesi yoğunlaşmanın klasik bir dışavurumudur.

Derin Analiz

Psikanalitik teoride ve psikodinamik klinik pratikte yoğunlaşma, birincil süreç düşüncesinin temel mekanizmalarından biridir. İlk olarak Sigmund Freud tarafından rüya çalışmasının (Traumarbeit) kurucu dinamiklerinden biri olarak tanımlanmıştır. Yoğunlaşma sayesinde, uyanık yaşamın karmaşık ve dağınık zihinsel temsilleri; rüyalarda, fantezilerde veya sanat eserlerinde tek bir yoğun sembol veya karakter içinde sıkıştırılır. Bu süreç, zihnin ekonomik prensibiyle işler; çok sayıda ilişkili unsur, çağrışım zincirleri aracılığıyla tek bir öğede temsil edilerek sansür mekanizmalarını aşar ve latent (gizli) içerik manifest (açık) içeriğe dönüştürülür.

Etimoloji

Latince 'condensare' (yoğunlaştırmak, sıkıştırmak) fiilinden türetilmiştir; 'com-' (birlikte) ve 'densus' (yoğun, sıkı) köklerinin birleşiminden meydana gelir.

Karıştırmayın

Yer değiştirme (displacement) kavramı ile sıklıkla karıştırılır. Yer değiştirmede bir duygunun veya yatırımın nesnesi başka bir nesneye aktarılırken, yoğunlaşmada birden fazla nesne, anlam veya duygu tek bir öğede kaynaşır.