Bozulmuş Yargı Yetisi
İmpaired Judgment
Tanım
Mevcut kanıtlar doğrultusunda değerlendirme yapma, sonuç çıkarma ve buna bağlı olarak rasyonel kararlar alma kapasitesindeki klinik düzeyde düşüş.
Örnek Vaka / Uygulama
68 yaşındaki bir bireyin, henüz hafif düzeyde seyreden erken evre demans tablosu nedeniyle, tüm birikimini mantıksız ve piyasa değerinin çok altında kar vadettiği bariz olan sahte bir yatırım projesine tek imza ile yatırması.
Derin Analiz
Bozulmuş yargı yetisi, bireyin karar alma süreçlerinde çevresel uyaranları doğru tartamaması, olası riskleri öngörememesi ve mantıklı eylem planları oluşturamamasıyla karakterizedir. Nöropsikolojik açıdan genellikle prefrontal korteks ve onun limbik sistemle olan karmaşık bağlantılarındaki işlev bozukluklarına işaret eder. Deliryum, demans, şizofreni spektrum bozuklukları ve madde kullanım bozukluklarının hem tanısal bir kriteri hem de yordayıcı bir göstergesidir. Klinik değerlendirmede en büyük zorluk, nesnel ve evrensel bir operasyonel tanımın tam olarak konsensüsle belirlenememiş olmasıdır; bu durum, yargının bozulması ile bireyin kültürel veya normatif değerleri arasındaki ince çizginin ayırt edilmesini klinisyen için hassas bir sürece dönüştürür.
Etimoloji
Latince 'iudicare' (hüküm vermek, değerlendirmek) fiilinden türetilen 'iudicium' köküne, İngilizcede olumsuzluk ve yetersizlik bildiren 'impaired' sıfatının eklenmesiyle oluşmuştur.
Karıştırmayın
Anlayış eksikliği (insight) ve zeka geriliği (intellectual disability). Anlayış eksikliği bireyin kendi ruhsal durumunu kavrayamamasıyken, bozulmuş yargı yetisi dış dünyaya dair karar mekanizmalarındaki işlevsellik kaybıdır.

