Dağınık Konuşma
Disorganized Speech
Tanım
Düşünce akışındaki yapısal bozulmaların dil ve söylem yoluyla dışa vurumu; fikirlerin mantıksal bir bağ olmaksızın yer değiştirmesi veya anlamsızlaşması durumu.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik bir mülakatta klinisyenin 'Bugün nasılsınız, hastaneye nasıl geldiniz?' sorusuna hastanın şu yanıtı vermesi: 'Gökyüzü mavi çünkü pencereler silinmedi, salyangozlar hızla koşar ama saatler ateşi yakamaz, doktor bey.' Bu yanıt, fikirlerin mantıksal bir tutarlılık taşımadan birbiriyle alakasız konulara sıçradığı klasik bir dağınık konuşma (inkoherans) tablosudur.
Derin Analiz
Dağınık konuşma, psikopatolojide özellikle şizofreni spektrum bozukluklarının ve diğer psikotik tabloların temel pozitif belirtilerinden biridir. Bilişsel düzeyde, yürütücü işlevlerin, çalışma belleğinin ve dikkat denetim mekanizmalarının kusurlu çalışması sonucu ortaya çıkar. Konuşmacı, kavramlar arasındaki sıradan semantik bağları kuramaz; 'çağrışımlarda gevşeme' (loosening of associations) olarak bilinen olgu nedeniyle cümleler birbirini mantıksal olarak takip edemez. Sadece çağrışım kopukluğu değil, aynı zamanda teğet konuşma (tangentiality), sözcük uydurma (neologism), ve sorulara bağlam dışı yanıtlar verme gibi biçimsel düşünce bozukluklarını da kapsar. Nörobiyolojik olarak prefrontal korteks ile temporolimbik devreler arasındaki bilgi entegrasyonu kusurlarıyla ilişkilendirilir.
Etimoloji
İngilizce 'dis-' [olumsuzluk/bozulma] + 'organize' [düzenlemek, yapılandırmak] köklerinden türetilmiş olup, dilbilimsel ve bilişsel yapıların desantralizasyonunu ifade eder.
Karıştırmayın
Teğetçilik (tangentiality) ile sıklıkla karıştırılır; teğetçilikte kişi asıl sorunun etrafından dolaşır ancak yanıt tamamen anlamsız değildir, dağınık konuşmada ise cümle içi mantık dahi tamamen çöker. Ayrıca kelime salatası (word salad) dağınık konuşmanın en uç ve tamamen anlaşılmaz halidir.