Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Dehidratasyon

Dehydration

Tanım

Vücut dokularında ve sıvılarında metabolik süreçlerin bozulmasına yol açacak düzeyde anormal su noksanlığı durumu.

Örnek Vaka / Uygulama

Yüksek rakımda ve sıcak havada uzun süreli maraton koşusu yapan bir sporcunun, ter yoluyla kaybettiği sıvıyı yeterince, özellikle de elektrolit dengesini gözetmeden almaması sonucu ortaya çıkan baş dönmesi, bilişsel yavaşlama ve odaklanma güçlüğü tablosu.

Derin Analiz

Dehidratasyon, homeostazın bozulduğu kritik bir fizyolojik ve nörobiyolojik durumdur. Osmoreseptörlerin hipotalamustaki (özellikle supraoptik ve paraventriküler çekirdekler) uyarılmasıyla başlar; bu süreç vazopressin (ADH) salınımını tetikler ve susama hissine aracılık eder. Bilişsel performans, dikkat, çalışma belleği ve psikomotor hız üzerinde doğrudan negatif etkilere sahiptir. Klinik olarak mutlak (su kaybı) veya göreceli (osmotik basıncın dengelenmesi için gereken sıvı açığı) olarak sınıflandırılır. Terleme, idrara çıkma ve solunum yoluyla kaybedilen sıvının yerine konamaması durumunda serebral perfüzyon etkilenebilir ve akut konfüzyona yol açabilir.

Etimoloji

Fransızca 'déshydratation' kelimesinden türetilmiştir; Latince 'de-' (uzaklaşma, yoksunluk) + Yunanca 'hydōr' (su) köklerinin birleşimiyle oluşmuştur.

Karıştırmayın

Hipovolemi (intravasküler hacim kaybı ile karakterizedir; dehidratasyon ise toplam vücut suyu kaybını kapsar ve hücresel düzeyde de etkileri vardır).