Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Dinleme

Listening

Tanım

Terapi ve danışmanlıkta danışanın sözlerine, eylemlerine ve bu sözlerle aktarılan niyetlere odaklanmayı içeren temel bir süreçtir.

Örnek Vaka / Uygulama

Bir psikoterapi seansında danışanın 'İş yerinde her şeyi kusursuz yapmalıyım yoksa bir hiçim' şeklindeki ifadesine karşı terapistin, sadece kelimelere odaklanmak yerine danışanın sesindeki tükenmişlik tonunu ve bedenindeki gerginliği fark ederek 'Bu mükemmeliyetçilik baskısı sana çok ağır bir yük yüklüyor gibi hissettiriyor' şeklinde yanıt vermesi derin dinleme sürecinin somatik ve bilişsel bir uygulamasıdır.

Derin Analiz

Dinleme, yalnızca işitsel uyarıcıların pasif olarak alınması değil; bilişsel, duygusal ve somatik bileşenleri içeren aktif bir yorumlama sürecidir. Nörobiyolojik düzeyde, akustik bilgiyi işleyen primer işitsel korteksin yanı sıra, konuşmacının niyetini ve zihin durumunu anlamlandırmaktan sorumlu olan üst düzey bilişsel ağlar (örn. default mode network ve medyan prefrontal korteks) eşzamanlı olarak devreye girer. Klinik bağlamda, danışanın sözel ifadelerinin ötesine geçerek paralinguistik ipuçlarını (ses tonu, tempo) ve beden dilini entegre etmeyi gerektirir. Empatik rezonansın kurulmasında temel öneme sahiptir ve terapötik ittifakın kalitesini doğrudan belirler.

Etimoloji

Eski İngilizce 'hlysnan' (işitmek, kulak vermek, dikkatle dinlemek) fiilinden türetilmiş olup, Proto-Cermenik kökenli 'hlusjaną' kelimesine dayanmaktadır.

Karıştırmayın

İşitme (hearing) kavramı ile sıklıkla karıştırılır. İşitme, ses dalgalarının kulak zarında yarattığı fiziksel titreşimin nöral sinyallere dönüşmesinin istemsiz ve biyolojik bir sonucudur; dinleme ise bu sinyallere dikkat, anlam ve bağlam atfetmeyi gerektiren bilinçli bir bilişsel eylemdir.