Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Endojen Depresyon

Endogenous Depression

Tanım

Bariz dışsal psikolojik tetikleyiciler olmaksızın ortaya çıkan, büyük ölçüde genetik ve nörobiyolojik etkenlere dayandırılan depresif bozukluk alt türü.

Örnek Vaka / Uygulama

Kariyerinde son derece başarılı, sosyal ilişkileri doyum veren ve hayatında hiçbir olumsuz yaşam olayı (kayıp, travma, iflas) bulunmayan 42 yaşındaki bir bireyin, sabahları uyanmakta zorlanma, derin bir suçluluk duygusu, iştah ve uyku düzeninde ani bozulmalar ile karakterize klinik tabloyu geliştirmesi endojen depresyonun tipik bir örneğidir.

Derin Analiz

Tarihsel olarak majör depresyonun dışsal veya çevresel faktörlere bağlı gelişen 'reaktif' formundan ayırt edilmesi amacıyla kavramsallaştırılmıştır. Modern nörobiyoloji ve psikiyatri nosolojisinde DSM-5 gibi kılavuzlar bu keskin ikiliği (endojen-reaktif) doğrudan bir tanı kategorisi olarak kullanmasa da, genetik yatkınlık, nörotransmitter dengesizlikleri ve endokrin sistem işlev bozukluklarının rol oynadığı biyolojik temelli depresyon vakalarını tanımlamak için işlevsel bir terimdir. Hastalık tablosu genellikle belirgin bir nedensizlikle başlar; anhedoni, motorsal yavaşlama veya ajitasyon gibi somatik ve vejetatif belirtiler ön plandadır.

Etimoloji

Latince 'indogēnus' (içeriden doğan, kaynaklı) sözcüğünden türetilmiştir; Grekçe 'endon' (, içte) ve 'genesis' (oluşum, doğuş) köklerinin birleşiminden meydana gelir.

Karıştırmayın

Reaktif depresyon (çevresel stresörlere bağlı gelişir) ve distimi (daha hafif seyirli, kronik depresyon). Aralarındaki temel fark, endojen depresyonda dışsal bir tetikleyicinin bulunmayışı ve biyolojik/genetik determinizmin ağırlığıdır.