Erken Yaşlanma
Premature Aging
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Yıllar boyunca yoğun güneş maruziyeti, nikotin kullanımı ve kronik iş stresi altında yaşayan 42 yaşındaki bir bireyin cilt elastikiyetini kaybetmesi, vasküler yaşının 60 yaş düzeyinde saptanması ve nöropsikolojik testlerde erken dönem yürütücü işlev kayıpları yaşaması erken yaşlanma tablosunu klinik olarak doğrular.
Derin Analiz
Erken yaşlanma, hücresel düzeyde telomer kısılması, oksidatif stres ve DNA onarım mekanizmalarındaki defektlerle karakterize multidisipliner bir olgudur. Klinik gerontoloji ve psikobiyoloji bağlamında, bireyin kronolojik yaşından bağımsız olarak biyolojik yaşının ileri olması halidir. Progeria gibi nadir monogenik sendromlarda genetik mutasyonlar bu süreci tetiklerken, kronik psiko-sosyal stres, kortizol disregülasyonu ve epigenetik yaşlanma belirteçleri de fenotipik bozulmayı hızlandırır. Nörobiyolojik açıdan, erken yaşlanma süreci serebral atrofi, beyaz madde lezyonları ve bilişsel rezervde prematür azalma ile paralellik gösterebilir.
Etimoloji
Latince 'prae-' (önce, önceden) + 'maturus' (olgun, zamanında olan) kelimelerinin birleşimiyle türetilmiştir; biyolojik saatin normal seyrinden daha erken evrede fizyolojik gerileme göstermesini ifade eder.
Karıştırmayın
Keşfetmeye Devam Edin
Telomer
Telomer
Telomere
Ökaryotik doğrusal kromozomların uçlarında yer alan ve hücre bölünmesiyle birlikte kademeli olarak kısalarak hücresel yaşlanmayı düzenleyen özelleşmiş nükleoprotein yapı.
İncele
Oksidatif Stres
Oksidatif Stres
Oxidative Stress
Hücre içi serbest radikal üretiminin, vücudun antioksidan savunma kapasitesini aşarak hücresel dejenerasyona ve patolojilere yol açtığı fizyolojik dengesizlik durumu.
İncele
Gerontoloji
Gerontoloji
Gerontology
İleri yetişkinlik dönemini ve yaşlanma sürecini biyolojik, psikolojik ve sosyolojik boyutlarıyla ele alan interdisipliner bilim dalıdır.
İncele