Eşit Değerde İşe Eşit Ücret
Comparable Worth
Tanım
Benzer beceri, sorumluluk ve çaba gerektiren ancak farklı iş kollarında icra edilen meslekler için kadın ve erkeklere eşit ücret ödenmesini savunan ekonomik ve örgütsel adalet ilkesidir.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir hastanede çalışan kadın tıbbi sekreter ile aynı kurumdaki erkek malzeme kayıt memurunun iş yükü, zihinsel çaba, problem çözme becerisi ve kurumsal sorumluluk açısından eşdeğer puanlar almasına rağmen, sekreterlik pozisyonuna daha düşük taban maaş atanmasının kurumsal denetim mekanizmalarıyla düzeltilerek her iki pozisyona da aynı ücretin ödenmesi.
Derin Analiz
Örgütsel psikoloji, endüstri ve emek ekonomisi bağlamında değerlendirilen bu kavram; iş değerlendirme (job evaluation) sistemlerinin nesnel olarak tasarlanmasını zorunlu kılar. Geleneksel olarak kadınların yoğun olarak istihdam edildiği meslek gruplarının (örneğin sekreterlik, erken çocukluk eğitimi veya hasta bakımı), erkeklerin çoğunlukta olduğu benzer karmaşıklık ve sorumluluk seviyesindeki mesleklere (örneğin depo memurluğu veya tesis bakım işleri) kıyasla sistematik olarak daha düşük ücretlendirilmesi olgusunu hedef alır. Bu durum, örtük önyargıların ve yapısal cinsiyetçi iş bölümünün kurumsal tazminat politikalarına yansımasının bir sonucudur.
Etimoloji
İngilizce 'comparable' (karşılaştırılabilir, kıyaslanabilir, Latince 'comparare' [denkleştirmek, eşleştirmek]) ve 'worth' (değer, kıymet, Eski İngilizce 'weorð') kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Doğrudan 'eşit işe eşit ücret' (equal pay for equal work) kavramıyla karıştırılır. Eşit işe eşit ücret, aynı pozisyonu yapan kadın ve erkeklerin aynı maaşı almasını ifade ederken; karşılaştırılabilir değer (comparable worth), tamamen farklı iş unvanlarına sahip ancak eşdeğer değer ve beceri gerektiren meslekler arasındaki ücret adaletsizliğini gidermeyi amaçlar.
Keşfetmeye Devam Edin
İşlevsel Özerklik
İşlevsel Özerklik
Functional Autonomy
Gordon Allport tarafından ortaya atılan, bir davranışın başlangıçtaki motivasyon kaynağından bağımsızlaşarak kendi başına kalıcı bir güdü haline gelmesi süreci.
İncele
Duygusal Bağlılık
Duygusal Bağlılık
Affective Commitment
Çalışanın örgütle kurduğu duygusal özdeşleşme, katılım ve hedefleri benimseme derecesini yansıtan örgütsel bağlılık bileşeni.
İncele
İki Etkenli Çalışma Güdüsü Kuramı
İki Etkenli Çalışma Güdüsü Kuramı
Two-factor Theory Of Work Motivation
Çalışan tatmini ile tatminsizliğinin birbirinin zıttı olmadığını, aksine motivatörler ve hijyen faktörleri olmak üzere iki bağımsız boyuttan oluştuğunu savunan örgütsel psikoloji kuramı.
İncele
İçten Yönelimli
İçten Yönelimli
İnner-directed
Kendi motivasyonlarıyla hareket eden, dış çevrelerin, sosyal baskıların veya başkalarının değer yargılarından kolayca etkilenmeyen bireysel yönelimi tanımlayan sıfat.
İncele