İç Yabancılaşma
İnner Estrangement
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik ortamda hastanın, yıllardır yaşadığı evi ve ellerini tuttuğu kahve fincanını sanki bir film setindeki sahte nesneler gibi, uzakta ve gerçek dışı hissettiğini ifade etmesiyle gözlemlenir.
Derin Analiz
Avusturyalı psikanalist Paul Federn tarafından formüle edilen bu kavram, bireyin benlik sınırları ile dış dünya arasındaki libidinal bağın zayıflamasını veya kopmasını ifade eder. Depersonalizasyon ve derealizasyon fenomenlerinin kliniğindeki öncül formlardan biridir. Ego psikolojisi perspektifinden bakıldığında, egonun gerçeklik test etme kapasitesinin anlık olarak sarsılması ve dış nesne temsillerinin duygusal yatırım (katreksis) kaybetmesiyle karakterizedir. Nörobiyolojik düzeyde, parietal lob, insüla ve limbik sistem arasındaki entegrasyon bozukluklarıyla ilişkilendirilir.
Etimoloji
İngilizce 'inner' (iç, dahili) ve Orta İngilizce 'estrangement' (uzaklaşma, yabancılaşma, Latince 'extraneus' [dışarıdaki] kökünden türetilmiştir).
Karıştırmayın
Depersonalizasyon (kendi bedenine ve zihnine yabancılaşma) ve derealizasyon (dış dünyaya yabancılaşma). İç yabancılaşma, bu iki fenomeni de kapsayan daha geniş bir psikanalitik çatı terimdir.

