İdealizm
İdealism
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Bir psikoterapi seansında danışanın dış dünyadaki olayları nesnel gerçekliklerinden koparıp tamamen kendi içsel inanç sistemleri ve değer yönelimleri üzerinden süzerek anlamlandırması, algısal süreçlerin idealist bir epistemolojik temelde işlediğine örnek teşkil eder.
Derin Analiz
İdealizm, epistemolojik ve ontolojik düzlemde nesnel dünyanın varlığını zihnin kategorilerine veya kurucu işlevine bağımlı kılar. Bilişsel bilimler ve felsefe kesişiminde, algılanan dış dünyanın nesnel bir fiziksel gerçeklik olarak mı, yoksa bilinç tarafından üretilen bir temsiliyetler ağı mı olarak mı deneyimlendiği sorusunu merkeze alır. Katı (mutlak) formlarında fiziksel evren tamamen aşkın bir tinin tezahürü olarak ele alınırken, ılımlı formlarında duyusal verilerin zihinsel yapılar tarafından işlenme biçimi vurgulanır. Psikoloji tarihi boyunca, bireyin ahlaki, politik ve dinsel ideallere olan bağlılığı ile gerçeği algılama biçimi arasındaki dinamiklerin anlaşılmasında temel bir entelektüel zemin oluşturmuştur.
Etimoloji
Fransızca 'idéalisme' kelimesinden türetilmiştir; kökeni Yunanca 'idea' (görünüm, biçim, düşünce) sözcüğüne dayanır.
Karıştırmayın
Materyalizm (gerçekliğin temelini maddede arar), Realizm (nesnel dünyanın zihinden bağımsız var olduğunu savunur) ve Fenomenalizm (yalnızca duyu verilerinin bilinebileceğini öne sürer). İdealizm ise varlığın temelini tinsel veya zihinsel olana dayandırarak bunlardan ayrışır.

