Kaygılı-dirençli Bağlanma
Anxious–resistant Attachment
Tanım
Yabancı Durum Testi'nde bebeklerin ebeveynin varlığında yüksek kaygı sergilediği, ayrıldığında belirgin sıkıntı yaşayıp döndüğünde hem temas arzulayan hem de öfkeyle fiziksel temasa karşı çıkan güvensiz bir bağlanma biçimidir.
Örnek Vaka / Uygulama
11 aylık bir bebek olan Deniz, Yabancı Durum Testi sırasında annesi odadayken sürekli onun bütününe yapışık kalır, yeni oyuncakları keşfetmekle ilgilenmez ve aşırı tetiktedir. Anne odadan çıktığında şiddetli bir ağlama krizi geçirir ve teselli edilemez. Anne odaya geri döndüğünde, Deniz hem annesine doğru koşarak kucağına gitmek ister hem de annesi onu kucağına aldığında öfkeyle vurarak, kendini geriye atarak teması reddeder.
Derin Analiz
Gelişim psikolojisi ve klinik psikopatoloji bağlamında kaygılı-dirençli bağlanma (bazen kaygılı-ambivalan olarak da adlandırılır), bebek ile bakım veren arasındaki tutarsız ve öngörülemez duyarlı etkileşimlerin bir ürünüdür. Bakım verenin duyarlılığındaki dalgalanmalar (bazen aşırı müdahaleci, bazen ihmalkar olması), bireyin erken dönemde içsel çalışma modellerini 'ben sevilmeye ve güvenilmeye değer değilim, öteki ise güvenilmezdir' şeklinde kodlamasına yol açar. Nörobiyolojik düzeyde, bu durum gelişim sürecinde HPA (hipotalamus-hipofiz-adrenal) ekseninin kronik olarak hiperaktif olmasına ve stres regülasyon mekanizmalarının bozulmasına zemin hazırlar. Birey yetişkinlikte, yakın ilişkilerde sürekli terk edilme korkusu (rejection sensitivity), yoğun duygusal dalgalanmalar, aşırı bağımlılık arzusu ve aynı zamanda ilişki kurulduğunda öfke patlamalarıyla karakterize kronik bir regülasyon sorunu yaşar.
Etimoloji
İngilizce 'anxious' (kaygılı, endişeli; Latince *anxius*) ve 'resistant' (dirençli, karşı koyan; Latince *resistere* [karşı durmak]) kelimelerinin, John Bowlby ve Mary Ainsworth'ün bağlanma kuramı terminolojisinde birleşmesiyle türetilmiştir.
Karıştırmayın
Kaygılı-kaçınan bağlanma (anxious-avoidant attachment) ile sıklıkla karıştırılır; kaçınan bağlanmada bebek ebeveynin varlığına veya yokluğuna karşı kayıtsız görünür ve döndüğünde kasıtlı olarak kaçınır. Dirençli tipte ise kaçınma değil, aynı anda hem yaklaşma arzusu hem de şiddetli öfke/direnç (ambivalans) hâkimdir.