Koşulsuz Olumlu Kabul
Unconditional Positive Regard
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik pratikte, suçluluk duyguları ve değersizlik inançlarıyla terapiye gelen bir danışanın, geçmişteki ağır hatalarını veya utanç verici itiraflarını paylaştığında terapistin yargılayıcı olmayan, tamamen kabul edici ve kapsayıcı bir duruş sergilemesi bu kavramın somut bir örneğidir.
Derin Analiz
Hümanist psikolojinin ve danışan merkezli terapinin merkezi yapı taşı olan bu kavram, bireyin kendini gerçekleştirme potansiyelini (actualizing tendency) ortaya çıkarması için hayati bir zemin sunar. Rogers'a göre sağlıksız psikolojik yapılanmalar ve nevrotik savunma mekanizmaları, bireyin dış dünyadan (özellikle ebeveynlerden) yalnızca belirli koşulları sağladığında sevgi ve onay görmesinden (koşullu kabul) kaynaklanır. Koşulsuz olumlu kabul, bireyin içsel deneyimlerini sansürlemeden keşfetmesine, içgörü kazanmasına ve savunmasızlıklarını entegre etmesine olanak tanıyan güvenli bir ilişki iklimi yaratır.
Etimoloji
Latince 'conditio' (şart, koşul) ve 'positivus' (olumlu, var olan) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir; Carl Rogers tarafından hümanist psikoloji literatürüne kazandırılmıştır.
Karıştırmayın
Onaylama (validation) ile sıkça karıştırılır; onaylama bireyin duygularının anlaşılması ve haklı bulunmasıdır, koşulsuz olumlu kabul ise davranışı onaylamak zorunda kalmadan kişinin varoluşsal değerini peşinen kabul etmektir.
Keşfetmeye Devam Edin
Kendini Gerçekleştirme
Kendini Gerçekleştirme
Self-realization
Bireyin sahip olduğu potansiyeli, yetenekleri ve karakter özelliklerini eksiksiz bir biçimde ortaya koyma ve geliştirme süreci.
İncele
Koşullu Olumlu Kabul
Koşullu Olumlu Kabul
Conditional Positive Regard
Bireyin yalnızca belirli davranışsal standartları veya beklentileri karşıladığı durumlarda başkaları tarafından gösterilen onay, saygı ve kabul tutumu.
İncele