Nötralizasyon
Neutralization
Tanım
Klasik psikanalitik kuramda, cinsel ya da agresif içgüdüsel enerjinin ilkel doyum amaçlarından arındırılarak egonun hizmetinde (problem çözme, yaratıcılık, bilimsel araştırma) kullanılmak üzere dönüştürülmesi.
Örnek Vaka / Uygulama
Yoğun bir yıkıcı öfke veya agresif dürtü potansiyeline sahip bir cerrahın, bu ham enerjiyi ve odaklanma kapasitesini tamamen nötralize ederek karmaşık bir beyin ameliyatında soğukkanlı, son derece hassas ve hayat kurtarıcı kararlar alması.
Derin Analiz
Psikanalitik metapsikolojide ve ego psikolojisinde nötralizasyon, libidinal ve agresif enerjilerin (id kaynaklı dürtülerin) nesne yönelimli doyumlarından koparılarak, yapısal olarak tarafsızlaştırılması sürecidir. Hartmann'ın ego psikolojisi katkılarıyla gelişen bu kavram, enerjinin kökenindeki cinsellik veya saldırganlık yükünden soyutlanarak; bilişsel işlevler, düşünce süreçleri, yaratıcı hayal gücü ve adaptif problem çözme becerileri için yakıt sağladığını savunur. Süblimleştirme (sublimation) mekanizması, temelde bu nötralize edilmiş enerjinin toplumsal ve kültürel olarak kabul gören üst düzey faaliyetlere kanalize edilmesini temsil eder. Nötralizasyon kapasitesi bireyin ego gücünün (ego strength) ve psikopatolojiye karşı direncindik bir göstergesidir; kapasitenin düşmesi, dürtülerin ilkel formda açığa çıkmasına veya savunmasızlığa yol açabilir.
Etimoloji
Latince 'neuter' (ikisi de değil, tarafsız) sözcüğünden türetilmiş olup, psikanalitik literatürde dürtü enerjisinin yön değiştirmesini ifade eder.
Karıştırmayın
Bastırma (Repression) ile sıklıkla karıştırılır; bastırma enerjiyi bilinçdışında tutarken veya bilinç dışı savunmalarla engellerken, nötralizasyon enerjinin niteliğini değiştirerek yapıcı ego işlevlerinde özgürce kullanılmasını sağlar. Süblimleştirme ile aralarındaki fark ise süblimleştirmenin bu nötralize enerjinin somut dışavurum yollarından biri olmasıdır.
Keşfetmeye Devam Edin
Hasta Değişkeni
Hasta Değişkeni
Patient Variable
Tedavi sürecindeki bir bireyin cinsiyet, yaş, kişilik, sosyoekonomik durum ve bilişsel düzey gibi, terapötik süreci ve klinik sonuçları doğrudan etkileyebilecek her türlü karakteristik özelliği.
İncele
Algısal Örgütlenme Defisiti
Algısal Örgütlenme Defisiti
Perceptual Organizational Deficit
Bireylerin görsel unsurları bütünsel bir nesne olarak birleştirmede yaşadığı, özellikle şizofreni vakalarında görülen bilişsel ve nöropsikolojik yetersizlik.
İncele
Yatış Yasaları
Yatış Yasaları
Commitment Laws
Bir hastanın tıbbi veya hukuki belgelendirme yoluyla, rızası olmaksızın bir ruh sağlığı hastanesinde zorunlu olarak tutulmasını düzenleyen yasal mevzuat.
İncele
Mikroorşidizm
Mikroorşidizm
Microorchidism
Bir veya her iki testisin normal gelişim sınırlarının altında, anormal derecede küçük olması durumu.
İncele