Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Otonomik Kısıtlayıcılar

Autonomic Restrictors

Tanım

Genelleşmiş anksiyete bozukluğu olan ve diğer anksiyete bozukluğu vakalarına kıyasla daha düşük kalp hızı, kan basıncı, deri iletkenliği ve solunum hızı sergileyen bireyler.

Örnek Vaka / Uygulama

Klinik değerlendirme sırasında, panik bozukluk tanılı hastalar yoğun taşikardi ve hiperventilasyon bildirirken; otonomik kısıtlayıcı profiline sahip bir genelleşmiş anksiyete bozukluğu hastası, yaşadığı yoğun zihinsel kaygıya rağmen kalp atış hızının normal hatta normalin altında seyrettiğini ve korku filmi izlerken bile deri iletkenliğinde neredeyse hiçbir değişim olmadığını ifade eder.

Derin Analiz

Psikofizyolojik düzeyde, anksiyete bozuklukları genellikle yüksek sempatik sinir sistemi aktivitesi ile karakterize edilirken; otonomik kısıtlayıcılar alt grubu bu genel kabulün aksine paradoksal bir parasempatik baskınlık veya sempatik katklanma eksikliği gösterir. Bu durum, bireylerin duygusal uyaranlar karşısında fizyolojik bir ketlenme (inhibisyon) mekanizması işletmesiyle açıklanmaktadır. Kronik endişe halinin bilişsel bir kaçınma stratejisi olarak işlev gördüğü ve bu bilişsel meşguliyetin somatik uyarılmayı baskıladığı hipotezi üzerinde durulmaktadır. Kalp atım hızı değişkenliği (HRV) ve elektrodermli aktivite ölçümlerinde kontrol gruplarının altında değerler alınması, bu fenotipin otoriteler tarafından ayırt edici bir alt grup olarak incelenmesine neden olmuştur.

Etimoloji

Latince 'autonomus' [kendi kendine yasa koyan, bağımsız] (Yunanca 'autos' [kendi] + 'nomos' [yasa]) ve 'restrictor' [sınırlayan, daraltan] kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Panik bozukluk (yoğun sempatik deşarj ve hiperaktivite ile karakterizedir, otonomik kısıtlayıcıların tam tersi bir fizyolojik profil sunar) ve aleksitimi (duyguları tanımada ve ifade etmede zorluktur; fizyolojik kısıtlanma ile örtüşebilir ancak farklı bir psikopatolojik boyuttur).