Yeme Bağımlılığı
Food Addiction
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
34 yaşında bir danışan, stresli iş günlerinin ardından kontrolünü kaybederek yüksek kalorili karbonhidrat ve şeker içeren gıdaları (özellikle çikolata ve hamur işleri) suçluluk duyana kadar tüketmektedir. Bu gıdalardan uzak durmaya çalıştığı günlerde ise şiddetli baş ağrısı, irritabilite, yorgunluk ve yoğun bir aşerme (craving) yaşamakta, bu belirtiler ancak ilgili gıda tüketildiğinde geçmektedir.
Derin Analiz
Yeme bağımlılığı, nöröbiyolojik düzeyde mezolimbik dopaminerjik ödül sisteminin aşırı uyarılmasıyla işlev görür. Özellikle palatabl (lezzetli, işlenmiş) gıdalar, beyindeki nükleus akkumbens bölgesinde dopamin salınımını tetikleyerek madde kullanım bozukluklarına benzer bir tolerans ve yoksunluk döngüsü yaratır. Birey, olumsuz duygulanımla başa çıkmak veya haz elde etmek için gıdayı bir baş etme mekanizması olarak kullanır; bu durum, glukoz homeostazı ve iştah regülasyonunu (leptin-grelin ekseni) yöneten hipotalamik devrelerin kronik olarak bozulmasına yol açar.
Etimoloji
İngilizce 'food' (yiyecek, gıda; Eski İngilizce 'fōda') ve Latince kökenli 'addictio' (borç nedeniyle köle olma, bağlanma) kelimelerinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Tıkınırcasına yeme bozukluğu (binge-eating disorder) ile sıkça karıştırılır; yeme bağımlılığında madde kullanımına benzer tolerans ve fizyolojik yoksunluk semptomları ön plandayken, tıkınırcasına yeme bozukluğunda her zaman bu düzeyde bir farmakolojik bağımlılık veya yoksunluk tablosu zorunlu değildir.

