Zorunlu Tedavi
Coercive Treatment
Tanım
Bireyin rızası olmaksızın, yasal ya da kurumsal yetkiler dayanılarak uygulanan tıbbi veya psikiyatrik müdahale süreci.
Örnek Vaka / Uygulama
Şizofreni tanısı almış ve akut mani nöbeti geçiren bir hastanın, gerçeklik algısının tamamen kopması sonucu kendisini camdan atma riski taşıdığı gerekçesiyle, ailesinin ve mahkeme kararının izniyle sedasyon uygulanarak kapalı psikiyatri servisine yatırılması ve iradesi dışında antipsikotik ilaç tedavisine başlanması.
Derin Analiz
Zorunlu tedavi, biyopolitika, klinik psikiyatri ve hukuk felsefesinin kesişim kümesinde yer alan karmaşık bir müdahale biçimidir. Genellikle bireyin kendi kendine ya da başkalarına zarar verme riskinin yüksek olduğu durumlarda (örn. ağır psikotik ataklar, şiddet eğilimli akıl hastaklıkları) özerklik (autonomy) prensibinin askıya alınmasıyla devreye girer. Klinik pratikte 'zorunlu yatış' (involuntary commitment) veya 'adli psikiyatri' bağlamında ele alınır. Etik tartışmaların odağında, paternalizm (babacanlık) ile hasta hakları arasındaki denge yer alır. Nörobiyolojik veya bilişsel bir işlev bozukluğundan ziyade, kurumsal ve yasal bir statüyü ifade eder; bu bağlamda rıza mekanizmasının hukuki olarak geçersiz kılındığı veya kısıtlandığı durumları nitelendirir.
Etimoloji
Latince 'coercere' (bir araya getirmek, kuşatmak, zorlamak; 'co-' [birlikte] + 'arcere' [hapsetmek, engellemek]) fiilinden türetilen 'coercive' sıfatı ile Orta İngilizce ve Latince 'tractare' (idare etmek, çekmek, ele almak) kökünden gelen 'treatment' kelimesinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Rızaya dayalı tedavi (informed consent) ile sıklıkla karıştırılır; ayırt edici temel fark, zorunlu tedavide bireyin bilgilendirilmiş onayı olmaksızın yasal zorunlulukla müdahale edilmesidir. Ayrıca gönüllü hastaneye yatış süreçlerinden tamamen farklıdır.