B-value
Meta-analizlerde ve istatistiksel modellemede kullanılan, etki büyüklüklerinin veya regresyon katsayılarının standartlaştırılmış ağırlığını ifade eden numerik bir parametredir.
B Cell
Humoral bağışıklık yanıtının merkezinde yer alan, antikor üreterek patojenleri etkisiz hâle getiren adaptif bağışıklık sistemi lenfositidir.
B Coefficient
Regresyon denkleminde, yordayıcı değişkenin birim değişiminin bağımlı değişkende yarattığı ham (standardize edilmemiş) değişimi gösteren regresyon katsayısı.
B Lymphocyte
Kemik iliğinde olgunlaşan, antikor aracılı (humoral) bağışıklık sisteminin temelini oluşturan ve antijenleri tanıyarak plazma hücrelerine dönüşen adaptif bağışıklık hücresi.
B Fiber
Otonom sinir sistemine ait, miyelinli ve yaklaşık 2 mikrometre veya daha küçük çaplı akson sınıfı.
Type B Personality
Düşük rekabetçilik düzeyi, düşük hayal kırıklığı reaktivitesi, sakin yaşam yaklaşımı ve saldırganlık ile düşmanlıktan yoksunlukla karakterize edilen kişilik örüntüsüdür.
Vitamin B
Hücresel metabolizmada koenzim olarak işlev gören, besinlerin enerjiye dönüşümünde ve sinir sistemi fonksiyonlarında kilit rol oynayan suda çözünür organik bileşikler grubu.
B-cognition
Bireyin dış dünyayı ve nesneleri kendi çıkarlarından bağımsız olarak, saf ve yargılayıcı olmayan bir farkındalıkla algıladığı hümanist psikoloji kavramı.
B-motivation
Abraham Maslow'un hiyerarşisinde eksiklik gidermeye değil, bireyin potansiyelini gerçekleştirmesine ve kendini aşmasına dayanan üst düzey motivasyon türü.
Baah-ji
Amerikan Psikoloji Derneği (APA) sözlüğünde doğrudan kendi tanımı bulunmayıp, 'bah-tschi' maddesine yönlendirilen çapraz referans terimi.
Paternal Behavior
Erkek bireylerin yavrularının bakımına ve hayatta kalmasına yönelik doğrudan ya da dolaylı olarak sergilediği eylemler bütünüdür.
Father Surrogate
Biyolojik babanın bulunmadığı ya da işlevsiz olduğu durumlarda, onun paternal rollerini üstlenen ve birey için bir bağlanma ile özdeşleşme odağı oluşturan ikame figür.
Father Fixation
Psikanalitik kuramda bireyin psikoseksüel gelişim evrelerinde babaya karşı duyduğu anormal derecede güçlü ve çözümlenmemiş duygusal bağlanma durumu.
Father-ideal
Psikanalitik teoride, ebeveynlerle özdeşim yoluyla biçimlenen ego-idealinin baba bileşenidir.
Certainty Of Paternity
Bir ebeveynin (özellikle babanın) dünyaya gelen bir yavrula olan biyolojik bağından ne derecede emin olabileceğini ifade eden evrimsel psikoloji ve sosyobiyoloji kavramı.
Name-of-the-father
Jacques Lacan kuramında, bebeğin ilk kez Simgesel Düzene (Symbolic Order) adım attığı, anne ile çocuk arasındaki ikili hayali bağın kesintiye uğratıldığı evreyi temsil eden yapısal işlev.
Babbling
Bebeklerin yaklaşık altı aylıktan itibaren ürettiği, 'dadada' gibi ses birimlerinin tekrarına dayanan konuşma öncesi vokalizasyon evresi.
Babinski Reflex
Ayak tabanına hafifçe uyarım uygulandığında başparmağın yukarı doğru kalkması ve diğer parmakların yelpaze gibi açılmasıyla karakterize, bebeklerde normal kabul edilen ancak yetişkinlerde üst motor nöron lezyonuna işaret eden nörolojik bir bulgudur.
Babkin Reflex
Yenidoğanlarda avuç içlerine uygulanan basınca yanıt olarak ağzın açılması ve başın yana döndürülmesiyle karakterize primitif bir motor yanıttır.
Babor’s Type A–type B Distinction
Madde ve alkol bağımlılarını çocukluk risk faktörleri, başlama yaşı, psikopatolojik şiddet ve stres düzeylerine göre iki alt tipe ayıran ampirik bir sınıflandırma tipolojisidir.
Baconian Method
Kontrollü gözlemlerden elde edilen özel örneklerden genel yasalara veya ilkelere varmayı amaçlayan tümevarımsal bilimsel araştırma yöntemi.
Bad Trip
Klasik halüsinojenik maddelerin kullanımı sonrasında ortaya çıkan; yoğun anksiyete, panik, paranoid düşünceler ve algısal bozulmalarla karakterize akut disforik durum.
Bond
İki veya daha fazla birey arasında güven, ittifak ve karşılıklı çekim temeline dayanan, ilişkinin süreceğine dair beklenti barındıran sosyal ve duygulama dayalı bağlantı.
Addict
Madde kullanım bozukluğu, madde bağımlılığı veya kumar bozukluğu gibi kompulsif davranış örüntüleri geliştiren birey.
Dependent Variable (DV)
Deneysel çalışmalarda bağımsız değişkendeki değişimin ardından gözlemlenen, korelasyonel araştırmalarda ise yordanması veya açıklanması hedeflenen sonuç ölçümüdür.
Dependent Personality Disorder
Bireyin erken yetişkinlik döneminde başlayan, kendi kararlarını alma kapasitesinden yoksunluk, başkalarının onay ve desteğine aşırı bağımlılık ve terk edilme korkusuyla karakterize küme C kişilik bozukluğu.
Dependent Model
Çoklu sistemlerin veya değişkenlerin analizi sırasında, bir bileşenin durumunun doğrudan diğer bileşenlerin çıktılarına veya parametrelerine dayandığı kuramsal yaklaşım.
Dependent Events
Olasılık teorisinde, birinin gerçekleşme sonucunun diğerinin olasılığını doğrudan etkilediği iki veya daha fazla olay.
Dependent-samples T Test
İlişkili iki grup ölçümünün (örneğin aynı bireylerin tedavi öncesi ve sonrası skorları) ortalamaları arasındaki farkın sıfırdan anlamlı düzeyde farklı olup olmadığını test eden parametrik istatistiksel analiz yöntemidir.
Correlated Samples / Dependent Groups / Dependent Samples
🔹 1. (correlated samples): Her bir gözlemin bir diğer örneklemdeki tek bir gözlemle doğrudan eşleştirildiği veya aynı katılımcılardan farklı zamanlarda elde edilen ölçümleri içeren istatistiksel örneklem grubu. 🔹 2. (dependent groups): Her bir gözlemin diğer gruptaki veya zamandaki karşılığıyla doğrudan eşleştiği ya da aynı birimlerden tekrar tekrar ölçüm alındığı istatistiksel örneklem tasarımı. 🔹 3. (dependent samples): Aynı katılımcı grubundan farklı zamanlarda veya ilişkili bireylerden eşleştirilmiş olarak elde edilen, verilerin birbirine istatistiksel olarak bağlı olduğu gözlem setleri.