Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Atropin Koma Terapisi

Atropine-coma Therapy (ACT)

Tanım

Geçmişte psikotik bozuklukları, ajitasyonu ve şiddetli kaygıyı tedavi etmek amacıyla atropin sülfat verilerek yapay koma halinin oluşturulduğu, günümüzde ise tamamen terk edilmiş tarihi bir somatik tedavi yöntemidir.

Örnek Vaka / Uygulama

1950'li yıllarda tedaviye dirençli şizofreni tanısı alıp sürekli ajitasyon ve şiddetli anksiyete gösteren bir hastaya, hastane koşullarında kontrollü olarak artan dozlarda atropin sülfat enjekte edilerek bilinç kaybı ve koma hali tetiklenmesi, bu sürecin belirli saatler sonunda fizyolojik antidotlarla sonlandırılmaya çalışılması.

Derin Analiz

20. yüzyılın ortalarında, özellikle insülin koması ve elektrokonvülsif terapi (EKT) gibi biyolojik psikiyatri uygulamalarının popüler olduğu dönemde geliştirilmiştir. Yüksek dozlarda uygulanan atropin sülfat, parasempatik sinir sisteminin muskarinik reseptörlerini bloke ederek antikolinerjik bir toksisite ve buna bağlı derin bir sedasyon veya koma tablosu yaratır. Merkezi sinir sistemi üzerindeki bu radikal baskılamanın, dirençli psikotik semptomları ve katatonik ajitasyonu kıracağı varsayılmıştır. Ancak, öngörülemez farmakokinetik profili, yüksek kardiyovasküler riskleri, antikolinerjik toksisite sendromları ve nörobiyolojik açıdan spesifik bir iyileşme mekanizması sunamaması nedeniyle modern psikofarmakolojinin gelişimiyle birlikte etik ve tıbbi olarak terk edilmiştir.

Etimoloji

Fransızca 'atropine' [Belladonna bitkisinden elde edilen alkaloid, Atropos (kader tanrıçası) adından türetilmiştir] + Yunanca 'kōma' [derin uyku, hareketsizlik] + İngilizce 'therapy' [tedavi, iyileştirme].

Karıştırmayın

İnsülin koma terapisi (metabolik hipoglisemi yoluyla koma indükler; atropin koması ise antikolinerjik toksisite yoluyla etki eder) ve Elektrokonvülsif Terapi (EKT) (doğrudan nöbet aktivitesi hedefler, farmakolojik koma yaratmaz).