Birincil Dürtü
Primary Drive
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Uzun süredir besin alamayan bir bireyin kan şekerindeki düşüşün hipotalamik merkezler tarafından algılanması ve organizmada yiyecek arama, tüketme yönünde yoğun bir fizyolojik ve davranışı yönlendirici birincil dürtü tetiklemesi.
Derin Analiz
Biyopsikolojik ve davranışsal perspektifte birincil dürtüler, organizmanın fizyolojik bütünlüğünü korumak için evrimsel olarak programlanmış temel tetikleyicilerdir. Hipotalamus ve ilişkili otonom sinir sistemi devreleri, açlık, susuzluk ve üreme gibi homeostatik dengesizlikleri algılayarak bu dürtüleri aktive eder. Clark Hull'ın dürtü azaltımı teorisinde (drive-reduction theory), birincil dürtülerin yarattığı gerginlik organizmayı bu gereksinimleri karşılayacak davranışsal edimlere yönlendirir. İkincil (öğrenilmiş) dürtülerden temel farkı, deneyim veya koşullanma gerektirmemesi, filogenetik mirasın doğrudan bir ürünü olmasıdır.
Etimoloji
Latince 'primus' [ilk, başlıca] kelimesinden türetilen 'primary' ile Orta İngilizce 'driven' [sürmek, itmek] kökünden gelen 'drive' sözcüklerinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
İkincil dürtü (secondary drive) ile sıklıkla karıştırılır; ikincil dürtüler öğrenme ve deneyim yoluyla sonradan kazanılırken, birincil dürtüler doğuştan gelir ve doğrudan fizyolojik yoksunluğa dayanır.
Keşfetmeye Devam Edin
İkincil Dürtü
İkincil Dürtü
Secondary Drive
Birincil dürtülerle kurulan klasik veya edimsel koşullanma temelli ilişki ya da genelleme yoluyla sonradan kazanılan öğrenilmiş motivasyonel güç.
İncele
Hipotalamus
Hipotalamus
Hypothalamus
Diensefalonun ventralinde yer alan, otonom sinir sistemi ve endokrin sistemin entegrasyonunu sağlayarak homeostazisi düzenleyen kritik beyin merkezi.
İncele