Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Egzersiz Bağımlılığı

Exercise Addiction

Tanım

Fiziksel ve psikolojik olumsuz sonuçlara ve yaralanmalara rağmen, fiziksel egzersiz yapma dürtüsüne karşı koyamama ve bu süreçte yoksunluk belirtileri yaşama durumu.

Örnek Vaka / Uygulama

Yaralanarak ayak bileğinde bağ yırtılması yaşayan bir maraton koşucusunun, doktorun kesin istirahat uyarısına ve şiddetli ağrılarına rağmen antrenmanlarını gizlice sürdürmesi; ve aile sorumluluklarını bu rutine feda etmesi ve antrenman yapamadığı günlerde yoğun bir suçluluk ve öfke nöbeti geçirmesi.

Derin Analiz

Egzersiz bağımlılığı, davranışsal bağımlılıklar spektrumunda incelenen, genellikle birincil veya ikincil (örneğin yeme bozukluklarıyla birlikte) olarak ortaya çıkan klinik bir tablodur. Nörobiyolojik düzeyde, uzun süreli aşırı egzersiz endorfin salınımını, dopaminerjik ödül mekanizmalarını ve endocannabinoid sistemini manipüle ederek bireyde tolerans gelişmesine yol açar. Bu durum, bireyin aynı psikolojik rahatlama veya haz seviyesine ulaşabilmek için egzersiz miktarını sürekli artırmasını zorunlu kılar. Egzersiz kesildiğinde ise anksiyete, huzursuzluk, irritabilite ve depresif duygu durum gibi tipik yoksunluk belirtileri baş gösterir. DSM-5 kriterleri bağlamında doğrudan ayrı bir tanı kategorisi olmasa da, 'diğer maddelerle ilişkilenmeyen bozukluklar' veya kompulsif davranış kalıpları altında klinik değerlendirmeye alınır.

Etimoloji

İngilizce 'exercise' (Latince 'exercere': meşgul olmak, alıştırma yapmak) ve 'addiction' (Latince 'addicere': borçtan dolayı köle olmak, bağımlı kılınmak) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Sağlıklı yaşam disiplini ve atletik tutku ile karıştırılır. Ayırt edici temel fark; sağlıklı yaşamda birey egzersizi hayatını zenginleştiren bir araç olarak kullanırken, bağımlılıkta egzersiz hayatın merkezine yerleşir ve sosyal, mesleki veya fiziksel yıkıma rağmen durdurulamaz.