Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Esansiyel Hipertansiyon

Essential Hypertension

Tanım

İkincil bir tıbbi duruma ikincil olarak gelişmeyen ve saptanabilir belirgin bir organik nedene sahip olmayan, tüm hipertansiyon vakalarının en az yüzde 85'ini oluşturan primer kan basıncı yüksekliği.

Örnek Vaka / Uygulama

Kırk beş yaşında, yoğun yönetici stresine maruz kalan ve aile öyküsünde kardiyovasküler hastalık bulunan bir danışanın, rutin muayenelerinde herhangi bir böbrek veya hormon patolojisi saptanmaksızın sürekli olarak 145/95 mmHg kan basıncı değerlerine sahip olması esansiyel hipertansiyon tablosunu örnekler.

Derin Analiz

Esansiyel hipertansiyon, etiyolojisi tek bir fizyolojik ya da anatomik bozukluğa indirgenemeyen, multifaktöriyel bir klinik tablodur. Genetik yatkınlık, sempatik sinir sistemi hiperaktivitesi, renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi (RAAS) disfonksiyonu ve çevresel stresörlerin karmaşık etkileşimi sonucu ortaya çıkar. Psikofizyolojik perspektifte, kronik psikososyal stres ve uyumsuz başa çıkma mekanizmaları (örneğin, bastırılmış öfke veya sürekli tetikte olma hali), otonom sinir sistemi üzerinden hemodinamik dengeyi bozarak vasküler direnci kronik olarak artırır. Tanı, sekonder nedenlerin (renal arter darlığı, endokrinopatiler vb.) dışlanmasıyla konur.

Etimoloji

Latince 'essentia' (öz, asıl) ve Yunanca 'hyper-' (aşırı) + 'tonos' (gerginlik, basınç) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Sekonder hipertansiyon ile karıştırılır; sekonder formda yüksek tansiyona doğrudan başka bir tıbbi durum (örneğin böbrek parenkim hastalığı veya feokromositoma) neden olurken, esansiyel hipertansiyonda net bir tekil neden yoktur.