Hayali İzleyici
İmaginary Audience
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Okula gitmeden önce saçındaki küçük bir bozukluğu fark eden 14 yaşındaki bir kız çocuğunun, tüm okulun ve öğretmenlerin gün boyunca sadece bu kusura odaklanacağını düşünerek okula gitmeyi reddetmesi ve yoğun bir kaygı atak yaşaması.
Derin Analiz
David Elkind tarafından gelişim psikolojisine kazandırılan bu kavram, ergenlik dönemindeki benmerkezciliğin (adolescent egocentrism) temel bilişsel bileşenlerinden biridir. Birey, kendi içsel dünyası ile dışsal gerçeklik arasındaki sınırları henüz tam olarak ayırt edemediği bu evrede, kendisini bir sahnede başrolde, çevresindeki herkesi ise sürekli onu izleyen ve yargılayan bir seyirci kitlesi olarak algılar. Bu durum, akut öz-bilinç (self-consciousness), yoğun utangaçlık ve akran baskısına karşı aşırı duyarlılık ile karakterizedir. Nörobiyolojik düzeyde, prefrontal korteksteki olgunlaşma süreçleri ve limbik sistemin (özellikle amigdalanın) sosyal tehditlere karşı gösterdiği yüksek reaktivite bu algının pekişmesinde rol oynar.
Etimoloji
İngilizce 'imaginary' (Latince 'imaginarius' [hayali, tasavvur edilen]) ve 'audience' (Latince 'audire' [dinlemek] kökünden türeyen topluluk/izleyici) kelimelerinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Kişisel Efsane (personal fable) ile karıştırılır; kişisel efsane bireyin kendi duygularının ve deneyimlerinin tamamen eşsiz ve dokunulmaz olduğuna inanmasıyken, hayali izleyici doğrudan başkalarının sürekli denetimi altında olma hissidir.
Keşfetmeye Devam Edin
Kişisel Efsane
Kişisel Efsane
Personal Fable
Ergenlik dönemindeki benmerkezciliğin bir yansıması olarak, bireyin kendi benzersizliğine ve dokunulmazlığına duyduğu sarsılmaz inanç.
İncele
Öz-bilinç
Öz-bilinç
Self-consciousness
Bireyin kendi içsel süreçleri veya dışsal özellikleri üzerinde düşünme eğilimini yansıtan bir kişilik özelliği.
İncele