Hiperfaji
Hyperphagia
Tanım
Metabolik bozukluklar veya serebral lezyonlar kaynaklı gelişen, durdurulamaz ve patolojik düzeydeki aşırı yemek yeme durumu.
Örnek Vaka / Uygulama
45 yaşındaki erkek hastanın, geçirdiği travmatik beyin yaralanması ve sonrasındaki hipotalamik hasar nedeniyle, fiziksel olarak midesi dolmasına ve tokluk sinyalleri oluşmasına rağmen durmaksızın gıda tüketme dürtüsüyle klinik başvurusu.
Derin Analiz
Nörobiyolojik düzlemde hiperfaji, hipotalamik regülasyon mekanizmalarının, özellikle de açlık ve tokluk döngüsünü yöneten arkuat çekirdek, ventromedial hipotalamus ve lateral hipotalamik alan ağlarının işlev bozukluğuna işaret eder. Normal koşullarda leptin ve insülin gibi anoreksijenik sinyaller tokluk hissi yaratırken, ghrelin gibi oreksijenik peptitler iştahı tetikler. Ancak hiperfaji vakalarında bu nöroendokrin sinyalleşme bozulur veya beyin sapı ile üst merkezler arasındaki entegrasyon zarar görür. Klinik pratikte Prader-Willi sendromu gibi genetik sendromlarda veya belirli hipotalamik tümörlerde açıkça gözlemlenir.
Etimoloji
Yunanca 'hyper-' (aşırı, üst düzey) + 'phagein' (yemek yemek) köklerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Duygusal yeme (emotional eating) veya tıkınırcasına yeme bozukluğu (binge eating disorder) ile karıştırılabilir; ancak hiperfaji psikojenik kökenlerden ziyade doğrudan organik, nörolojik veya metabolik bir patolojiye dayanır.
Keşfetmeye Devam Edin
Hipotalamus
Hipotalamus
Hypothalamus
Diensefalonun ventralinde yer alan, otonom sinir sistemi ve endokrin sistemin entegrasyonunu sağlayarak homeostazisi düzenleyen kritik beyin merkezi.
İncele
Prader-willi Sendromu
Prader-willi Sendromu
Prader–willi Syndrome (PWS)
Kısa boy, hipotoni, hipogonadizm, obezite ve hiperfaji (doyma hissinin olmaması) ile karakterize, genellikle 15 numaralı babasal kromozomun delesyonundan kaynaklanan konjenital bir spektrum bozukluğudur.
İncele