Premenstrüel Disfori Bozukluğu
Premenstrual Dysphoric Disorder
Tanım
Menstrüel döngünün luteal fazının son haftasında ortaya çıkan, adet başlangıcıyla birlikte gerileyen; işlevselliği, sosyal ilişkileri ve mesleki üretkenliği ciddi düzeyde bozan şiddetli duygudurum ve davranış bozukluğudur.
Örnek Vaka / Uygulama
32 yaşında bir danışan, her adet döngüsünden yaklaşık 7-10 gün önce başlayan; ani öfke patlamaları, ağlama krizleri, iş yerinde odaklanma güçlüğü ve yakın ilişkilerinde yoğun çatışmalar yaşama şikayetleriyle başvurmuştur. Semptomların adet kanamasının başlamasından sonraki ilk birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolduğu ve bu durumun son bir yıldır sosyal işlevselliğini sekteye uğrattığı prospektif günlük takipleriyle doğrulanmıştır.
Derin Analiz
Premenstrüel disfori bozukluğu (PMDB), DSM-5 sınıflandırmasında yıkıcı duygudurum düzenlenmesi bozuklukları kategorisinde yer alır. Temelinde ovarian steroidlerin (östrojen ve progesteron) beyindeki nörotransmitter sistemleri (özellikle GABAerjik ve serotonerjik devreler) üzerindeki dalgalanmalarına verilen anormal nörobiyolojik ve genetik duyarlılık yatar. Rutin premenstrüel sendromdan (PMS) ayrılan en keskin yönü, somatik bulgulardan ziyade duygudurum dalgalanmaları, anhedoni, şiddetli irritabilite ve işlevsellik kaybının tabroya hakim olmasıdır. Tanı konulabilmesi için semptomların prospektif olarak en az iki ardışık siklus boyunca belgelenmesi klinik bir zorunluluktur.
Etimoloji
Latince 'prae-' (önce) + 'mensis' (ay/menstrüasyon) köklerinden türetilen 'premenstrual' ile Yunanca 'dys-' (zor, kötü, bozulmuş) + 'phora/pherein' (taşımak, ruh hali) kelimelerinin birleşimiyle oluşan 'dysphoria' sözcüklerinin 20. yüzyılın sonlarında klinik psikiyatri terminolojisinde birleşmesiyle türetilmiştir.
Karıştırmayın
Premenstrüel sendrom (PMS) ile sıklıkla karıştırılır; PMS daha hafif somatik ve duygusal belirtiler içerir ve işlevsellikte bu düzeyde yıkım yaratmaz. Ayrıca major depresif bozukluk veya bipolar bozukluğun premenstrüel dönemde alevlenmesinden, semptomların döngüsel doğası ve adetle birlikte hızla gerilemesiyle ayrılır.
Keşfetmeye Devam Edin
Dehb
Dehb
Chokes
Dekompresyon hastalığının en şiddetli ve hayati tehlike arz eden, pulmoner emboli ve solunum yetmezliği ile karakterize klinik tablosu.
İncele
İstifleme
İstifleme
Hoarding
Gerekli olmayan veya değeri son derece düşük nesneleri aşırı düzeyde biriktirme ve bunları elden çıkarmada yaşanan kronik güçlük.
İncele
Biyografik Yöntem
Biyografik Yöntem
Biographical Method
Bireylerin yaşam öykülerini, anlatılarını ve kişisel geçmişlerini mülakatlar ve gözlemler yoluyla sistematik olarak inceleyen nitel araştırma yaklaşımı.
İncele
Kompulsiflik
Kompulsiflik
Compulsiveness
Obsesif-kompulsif bozukluk veya kişilik bozukluğu ile ilişkili, bireyin içsel bir baskıyla yineleyici davranışlar sergileme eğilimi gösterdiği davranış örüntüsü.
İncele