Saf Gerçekçilik
Naive Realism
Tanım
Bireyin duyusal algılarının, aracı bir bilişsel süzgeçten geçmeksizin dış dünyaya dair doğrudan ve mutlak bir bilgi sunduğu yönündeki yanılsamalı inanç.
Örnek Vaka / Uygulama
Politik bir tartışma programını izleyen iki farklı siyasi görüşe sahip bireyin, aynı haber sunucusunun taraflı davrandığına kanaat getirmesi. Her iki izleyici de kendi taraflılığının farkında olmaksızın, kendi bakış açılarının 'mutlak doğru ve tarafsız', karşı tarafın ise 'açıkça manipülatif' olduğunu iddia eder.
Derin Analiz
Sosyal psikoloji ve bilişsel bilimler bağlamında saf gerçekçilik, insan zihninin çevreyi tarafsız bir kamera gibi kaydettiği varsayımına dayanan otomatize bir önyargıdır. Bireyler, kendi öznel yorumlarını ve algısal çıktıklarını 'nesnel gerçekliğin kendisi' olarak kabul ederler. Bu durum, kendileriyle çelişen görüşlere sahip kişileri otomatik olarak 'önyargılı', 'bilgisiz' veya 'art niyetli' şeklinde etiketlemelerine yol açar. Piaget'nin bilişsel gelişim kuramında çocukların benmerkezci algıdan mantıksal kavramsallaştırmaya geçiş sürecinde aşmaya çalıştığı temel evrelerden biriyken, sosyal psikolojide yanlış fikir birliği etkisi (false-consensus effect) ve düşman algısı (hostile media effect) gibi olguların temel mekanizmasını besler.
Etimoloji
Fransızca 'naïf' (saf, doğaçlama, yapmacıksız) ve Latince 'realis' (gerçeğe ait, res - şey kökünden) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Doğrudan gerçekçilik (felsefi bağlamda fiziksel nesnelerin zihinden bağımsız varlığını savunur; psikolojide ise algısal yanılgılara odaklanılır) ve tasdik yanlılığı (confirmation bias - bireyin kendi inançlarını destekleyen kanıtları arama eğilimi; saf gerçekçilik ise doğrudan algının kendisini objektif sanma hatasıdır).

