Tehlikelilik
Dangerousness
Tanım
Bireyin kendisine veya başkalarına fiziksel ya da psikolojik zarar verme olasılığının yüksek olduğu, çevresel ve kişisel güvenlik tehdidi yaratan klinik ve adli durum.
Örnek Vaka / Uygulama
Şizofreni tanısıyla yatan bir hastanın aktif işitsel hallüsinasyonlarının (komuta edici sesler) etkisi altında hem kendi bakımını ihmal etmesi hem de çevresindeki kişilere yönelik somut saldırganlık eylemlerinde bulunma niyetini beyan etmesi, hastane komitesinin tehlikelilik değerlendirmesini tetiklemesi.
Derin Analiz
Tehlikelilik kavramı, adli psikoloji ve psikiyatrinin kesişim kümesinde yer alan, dinamik ve çok boyutlu bir risk değerlendirme parametresidir. Klinik pratikte mutlak bir kişilik özelliği olmaktan ziyade, dürtü kontrol bozuklukları, ağır psikotik süreçler, madde kötüye kullanımı ve antisosyal kişilik yapılanmaları gibi etkenlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan geçici veya kronik bir durum olarak incelenir. Nörobiyolojik düzlemde; prefrontal korteksin amigdala üzerindeki inhibitör kontrolünün zayıflaması, yürütücü işlev bozuklukları ve düşük serotonin metaboliti (5-HIAA) seviyeleri ile ilişkilendirilir. Ancak klinik değerlendirmelerde tehlikelilik statik bir etiket olarak değil, çevresel stresörler ve bireysel başa çıkma mekanizmalarıyla şekillenen olasılıksal bir risk analizi olarak ele alınır.
Etimoloji
Orta İngilizce 'daunger' (zarar görme riski, kontrol edilemez durum) kelimesinden türetilmiş olup, Latince 'dominarium' (egemenlik, güç) kökünün zamanla tehdit ve zarar potansiyeli anlamını kazanmasıyla evrilmiştir.
Karıştırmayın
Şiddet eğilimi (violence) ile sıkça karıştırılır; şiddet fiili olarak eyleme dökülmüş zararı ifade ederken, tehlikelilik potansiyel risk durumunu ve tehdit olasılığını kapsar.