Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Yalnızlık

Loneliness

Tanım

Bireyin sahip olduğu sosyal ilişkiler ile arzuladığı bağlar arasındaki algılanan tutarsızlıktan kaynaklanan, duygusal ve bilişsel düzeyde rahatsızlık veren öznel bir durum.

Örnek Vaka / Uygulama

Üniversiteye başlamak için başka bir şehre taşınan 19 yaşındaki bir öğrenci, etrafında kalabalık insan grupları ve yeni arkadaşlar olmasına rağmen, onlarla derin ve anlamlı bir bağ kuramadığını hisseder. Bu durum, arzuladığı samimiyet düzeyi ile mevcut yüzeysel ilişkileri arasındaki uçurum nedeniyle yoğun bir göğüs sıkışması, boşluk hissi ve uyku problemleri şeklinde kendini gösterir.

Derin Analiz

Yalnızlık, nesnel olarak izole bir yaşam sürmekten ziyade, kişinin sosyal ağının niceliği veya niteliği ile öznel beklentileri arasındaki uçurumdan doğar. Sosyal psikolojik perspektif, yakınlık ve aidiyet gibi temel evrimsel ihtiyaçların karşılanmamasından doğan duygusal sıkıntıya odaklanırken; bilişsel yaklaşım, bu durumu istenen ile mevcut sosyal bağlar arasındaki algılanan uyumsuzluğun yarattığı tedirginlik olarak ele alır. Varoluşsal ve hümanistik ekollerde ise yalnızlık, insan olmanın kaçınılmaz ve sancılı bir boyutu olarak görülür; bireyin öz farkındalığını artırabilecek bir potansiyel de barındırır. Nörobiyolojik düzeyde, kronik yalnızlık hipotalamus-hipofiz-adrenal (HPA) eksenini sürekli aktive ederek yüksek kortizol salınımına, bağışıklık sisteminin baskılanmasına ve kardiyovasküler patolojilere zemin hazırlar.

Etimoloji

Eski İngilizce 'ānlīc' (yalnız, tek başına) kelimesinden türetilen 'ānlīcnes' köküne dayanır; 'ān' (bir) ve '-lic' (benzer, gibi) eklerinin birleşimiyle 'bir başına olma hali'ni ifade eder.

Karıştırmayın

Yalnız kalma (solitude) ile sıklıkla karıştırılır. Yalnız kalma, bireyin kendi isteğiyle ve yapıcı bir şekilde sosyal uyaranlardan uzaklaşması haliyken; yalnızlık, istenmeyen ve acı veren, kişinin kontrolü dışındaki bir yoksunluk deneyimidir.