Despondency
Despondency
Tanım
Yoğun ümitsizlik, çaresizlik ve derin bir tükenmişlik hissiyle belirginleşen, bireyin eylemsizlik sarmalına girdiği duygusal durum.
Örnek Vaka / Uygulama
Yıllardır sürdürdüğü akademik kariyerinde üst üste aldığı reddedilmeler ve fon iptalleri sonrasında, laboratuvarına gitmeyi tamamen bırakan, makale yazma çabalarından vazgeçen ve gelecekte hiçbir şeyin değişmeyeceğine dair kök inançlar geliştirerek günlerce yataktan çıkmayan bir araştırmacının durumu bu kavramla açıklanır.
Derin Analiz
Despondency, klinik psikoloji ve duygulanım bozuklukları literatüründe, majör depresif epizodların ve kronik stres yanıtlarının temel prodromal veya eşlik eden bileşenlerinden biridir. Bilişsel düzeyde, bireyin gelecek algısını tamamen manipüle eden bir 'öğrenilmiş çaresizlik' (learned helplessness) türevidir. Aaron Beck'in bilişsel üçlüsünde yer alan geleceğe yönelik olumsuz beklentilerin en katı formunu temsil eder. Nörobiyolojik düzlemde; prefrontal korteksteki (PFC) üst düzey yürütücü işlevlerin zayıflaması, dorsal raphe çekirdeğindeki serotonin salınımının desensitivizasyonu ve mezolimbik dopaminerjik yoldaki ödül/cezalandırma dengesinin bozulmasıyla karakterizedir. Birey, çevresel uyaranlara karşı motivasyonel bir köreltme yaşar; bu durum homeostatik dengenin ve adapte olabilme kapasitesinin ciddi oranda düşmesine yol açar.
Etimoloji
Latince 'despondere' (umudunu kesmek, vazgeçmek) fiilinden türetilmiş olup, 'de-' (uzaklaşma, yokluk) ve 'spondere' (söz vermek, vaat etmek, ant içmek) köklerinin birleşiminden meydana gelir; kelime anlamı olarak 'geleceğe dair verilen sözlerin veya beklentilerin son bulması'nı ifade eder.
Karıştırmayın
Melankoli (daha somut bir psikomotor yavaşlama ve haz kaybı içerir), Apati (duygulanımın tamamen düzleşmesi veya ilgisizliktir; despondency ise aktif bir acı, ümitsizlik ve düş kırıklığı barındırır), Üzüntü (geçici ve dışsal bir olaya verilen normal reaksiyondur).
Keşfetmeye Devam Edin
Anhedoni
Anhedonia
Normal koşullarda bireye zevk vermesi beklenen deneyimlerden ve etkinliklerden keyif alamama, haz duyma kapasitesinin yitimi.
Bilişsel Çarpıtma
Cognitive Distortion
Bireyin gerçekliği hatalı, abartılı veya irrasyonel biçimde algılamasına yol açan kusurlu düşünce kalıplarıdır.