Etik Yargı
Ethical Judgment
Tanım
Bireyin, gerçek veya varsayımsal bir ahlaki ikilem bağlamında doğru ile yanlışı ayırt etmek amacıyla temel inançlarını ve tutumlarını devreye sokarak verdiği karar süreci.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik psikoloji pratiğinde bir psikoloğun, hastasının başkasına zarar verme niyetini (Tarasoff kuralı bağlamında) öğrenmesi durumunda, gizlilik ilkesi ile kamu güvenliğini koruma yükümlülüğü arasında kalarak yaptığı karar verme süreci somut bir etik yargı örneğidir.
Derin Analiz
Etik yargı, bilişsel psikoloji ve sinirbilim kesişiminde, prefrontal korteks ile limbik sistem arasındaki karmaşık nöral ağların eşgüdümlü çalışmasını gerektiren üst düzey bir yürütücü işlevdir. Bireyin sosyokültürel kodlama süreçleri, içselleştirilmiş normatif değerler ve rasyonel akıl yürütme kapasitesi bu mekanizmanın temel bileşenleridir. Kohlberg'in ahlaki gelişim evreleri teorisi ve Greene'in ikili süreç modeli (duygulsal tepkiler ile utilitarian hesaplamaların çatışması), etik yargıların oluşturulmasında hem sezgisel-duygusal hem de analitik-bilişsel süreçlerin aktif rol oynadığını ampirik olarak göstermektedir.
Etimoloji
Latince 'ethicus' [ahlaki, karaktere ait] ve 'iudicium' [hüküm verme, karar] sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Ahlaki akıl yürütme (moral reasoning) kavramıyla sıklıkla karıştırılır; akıl yürütme yargıya varan bilişsel adımların tamamını kapsarken, etik yargı bu sürecin sonucunda ulaşılan nihai karardır.

