Etki Yasası
Effect Law / Law Of Effect
Tanım
🔹 1. (effect law):
Tatmin edici sonuçlarla izlenen davranışların tekrarlanma olasılığının arttığını, rahatsız edici sonuçlarla izlenenlerin ise azaldığını öne süren temel öğrenme ilkesi.
🔹 2. (law of effect):
Bir davranışın ardından gelen sonuçların, o davranışın gelecekte tekrarlanma olasılığını belirlediğini savunan temel öğrenme ilkesi.
Örnek Vaka / Uygulama
🔹 1. (effect law): Bir köpeğe 'otur' komutunu öğretirken, komuta uyduğunda ona mama vermek (tatmin edici sonuç), davranışın tekrarlanma ihtimalini yükseltir; mama verilmemesi veya cezalandırılma ise davranışın sönmesine yol açar. 🔹 2. (law of effect): Laboratuvarda bir güvercinin gagalama (R) eylemi sonucunda yiyecek pekiştireci (tatmin edici sonuç) alması, o uyarıcı bağlamda (S) gagalama davranışının gelecekteki frekansını artırır; benzer şekilde akademiye yeni başlayan bir öğrencinin sunduğu ödevin hocasından yüksek övgü (pozitif pekiştireç) alması, sonraki ödevleri hazırlama motivasyonunu nörolojik ve davranışsal düzeyde pekiştirir.
Derin Analiz
🔹 1. (effect law):
Edward Thorndike tarafından kedilerle yapılan bulmaca kutusu deneylerine dayandırılan bu ilke, edimsel koşullandırmanın ve davranışçı psikolojinin teorik temelini oluşturur. Organizmanın çevresiyle etkileşimi sonucunda elde ettiği neticenin, o davranışı gelecekte yapma eğilimini doğrudan biçimlendirdiğini savunur. Nörobiyolojik düzeyde bu durum, sinaptik plastisite ve pekiştirme yollarının güçlenmesi veya zayıflaması (Hebbiyan öğrenme temelleri) ile paralellik gösterir; dopaminerjik ödül devreleri davranışın kalıcılığını pekiştirir.
🔹 2. (law of effect):
Bilişsel bilimler ve davranışçı psikoloji bağlamında etki yasası, organizmanın çevresiyle etkileşiminde edimsel koşullanmanın (operant conditioning) filizlendiği nirengi noktasıdır. Thorndike'ın bulmacakutularında (puzzle box) kedilerle yaptığı deneyler, uyarıcı (S) ile tepki (R) arasında kurulan bağın (S-R bağı) memnuniyet verici sonuçlarla güçlendiğini, ceza veya rahatsız edici sonuçlarla ise zayıfladığını göstermiştir. Her ne kadar sonradan cezalandırmanın zayıflatıcı etkisinin ödüle kıyasla daha simetrik olmadığını fark edip revizyona gitmiş olsachomp da, bu yasa Skinner'ın pekiştirme (reinforcement) teorisinin ve modern davranış analizinin dogmatik olmayan temel omurgasını oluşturur.
Etimoloji
🔹 1. (effect law):
İngilizce 'law' (Eski İngilizce 'lagu', yasa/düzen) ve 'effect' (Latince 'efficere' [gerçekleştirmek, meyve vermek] fiilinden türetilmiş sonuç/etki) kelimelerinin birleşiminden oluşur.
🔹 2. (law of effect):
İngilizce 'law' [yasa, kanun] ve 'effect' [etki, netice] kelimelerinin birleşiminden oluşur. Temelleri Edward L. Thorndike'ın 1898 tarihli 'Animal Intelligence' doktora tezine dayanır.
Karıştırmayın
🔹 1. (effect law):
Klasik koşullanma ile sıklıkla karıştırılır; ancak etki yasası organizmanın kendi aktif eylemlerinin sonuçlarına odaklanırken, klasik koşullanma uyarıcı-tepki eşleşmesini baz alır.
🔹 2. (law of effect):
Klasik koşullanma (Pavlovsal eşleşme) ile sıklıkla karıştırılır; klasik koşullanmada tepkiyi tetikleyen şey *önceki* uyarıcıyken, etki yasasında (edimsel süreçte) davranışı şekillendiren şey davranışın *sonrasındaki* neticedir.
Keşfetmeye Devam Edin
Pekiştirme
Pekiştirme
Reinforcement
Edimsel koşullamada bir davranışın sıklığını veya ortaya çıkma olasılığını artıran bağımlı ilişki, süreç ve uygulama.
İncele