Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

İnsomnia

İnsomnia

Tanım

Uykuya dalma veya uykuyu sürdürmede yaşanan, işlevsellikte klinik düzeyde bozulmaya ve gün içi yorgunluğa yol açan kalıcı uyku bozukluğu.

Örnek Vaka / Uygulama

42 yaşında bir yazılımcı olan danışan, yatağa girdiği anda zihninin gün içindeki projelerle ilgili yoğun bir düşünce döngüsüne girdiğini, saatlerce uyuyamadığını, uyusa bile sık sık uyanarak dinlenememiş hissettiğini belirtmektedir. Bu durum, yerindeki odaklanma becerisini ve hata oranını doğrudan olumsuz etkilemektedir.

Derin Analiz

İnsomnia, yalnızca bir uykuya hasret kalma durumu değil, hipotalamik uyanıklık sistemlerinin (özellikle oreksin/hipokretin devreleri ve retiküler aktive edici sistem) gece saatlerinde patolojik olarak aktif kalmasıyla karakterize bir nörobiyolojik dysregulation halidir. Prefrontal korteksteki hiperarousal (aşırı uyarılmışlık) durumu, bireyin bilişsel ve somatik olarak gevşemesini engeller. DSM-5 kriterlerine göre, bu durum haftada en az üç gece görülmeli ve en az üç aydır devam ediyor olmalıdır. Akut stresörlerden tetiklenebileceği gibi, primer bir uyku bozukluğu olarak da kronikleşebilir; bu süreçte HPA (hipotalamus-hipofiz-adrenal) aksı sürekli aktif kalarak kortizol salınımını bozar.

Etimoloji

Latince "in-" (olumsuzluk, -sız/-siz) ve "somnus" (uyku) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir; kelime anlamı olarak "uykusuzluk" demektir.

Karıştırmayın

Uykusuz kalma (sleep deprivation) genellikle iradi veya çevresel etkenlerle uykunun kısıtlanmasıdır; insomnia ise uyku imkanına rağmen uyuyamama patolojisidir. Hipersomnia ile zıt kutuptadır ancak her ikisi de uyku mimarisinin bozulmasını içerir.