İntravenöz Enjeksiyon
İntravenous İnjection (iv İnjection)
Tanım
Bir maddenin hipodermik şırınga veya kanül yardımıyla doğrudan bir toplardamara (vene) verilmesi işlemi.
Örnek Vaka / Uygulama
Şiddetli ajitasyon, akut panik atak veya katatoni tablosundaki bir hastaya, oral yabsorpsiyonun imkansız veya yetersiz olduğu durumlarda, hızlı sedasyon sağlamak amacıyla kontrollü bir şekilde intravenöz yoldan lorazepam uygulanması.
Derin Analiz
İntravenöz enjeksiyon, farmakolojik ajanın biyoyararlanımını maksimum düzeye çıkaran ve emilim basamağını (first-pass metabolizma dahil) tamamen bypass eden bir uygulama yoludur. Nörobilimsel ve psikofarmakolojik araştırmalarda, maddelerin merkezi sinir sistemine en kısa sürede (bazen saniyeler içinde) ulaşmasını sağlayarak hızlı bir farmakodinamik yanıt elde etmek için kritik öneme sahiptir. Ancak ilacın plazma konsantrasyonunun ani pik yapması, toksisite riskini, aşırı doz (overdose) potansiyelini ve ölümcül olabilecek anafilaktik veya akut advers reaksiyonları tetikleyebilir. Bu nedenle klinik pratikte ve psikofarmakolojide titre edilmiş dozlama veya yavaş infüzyon (IV infüzyon) tercih edilir.
Etimoloji
Latince 'intra-' (içinde, dahilinde) + 'venous' (vene ait, toplardamar ile ilgili) ve Latince 'inicere' (içeri atmak, fırlatmak) fiilinden türetilmiş hipodermik enjektör uygulaması.
Karıştırmayın
İntramüsküler enjeksiyon (kas içi uygulama, emilim hızı daha yavaştır) ve subkutan enjeksiyon (cilt altı uygulama) ile karıştırılır; temel fark, ilacın doğrudan dolaşım sistemine verilerek emilim süresinin sıfırlanmasıdır.

