Tümgüçlülük
Omnipotence
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik bir vakada, grandiose (büyüklük) sanrıları sergileyen bir danışanın, sadece ellerini sallayarak dünyadaki tüm savaşları durdurabileceğine ve ekonomiyi tek başına düzeltebileceğine inanması; bu inancın sarsılması durumunda ise derin bir paranoid öfke ve çöküntü yaşaması tümgüçlülük dinamiklerinin klinik bir tezahürüdür.
Derin Analiz
Tümgüçlülük, gelişimsel psikolojiden psikoanalitik kurama ve klinik psikopatolojiye uzanan geniş bir yelpazede ele alınan çok katmanlı bir yapıdır. Psikanalitik teoride, erken çocukluk döneminde bebeğin en küçük hareketinin anında karşılanmasıyla ortaya çıkan birincil bir evreyi temsil eder. Bebek, dış dünyanın kendisinden bağımsız bir gerçekliğe sahip olduğunu henüz idrak edemediği için, dış dünyayı kendi zihinsel tasarımıyla var ettiği veya yok ettiği yanılsamasını yaşar. Klinik düzlemde ise bu durum, nevrotik telafilerden psikotik düzeydeki gerçeklikle bağın kopmasına kadar değişen bir spektrumda gözlemlenebilir. Derinlerde yatan yoğun çaresizlik, acizlik ve anksiyete duygularına karşı geliştirilen erken dönem bir savunma mekanizması (reaksiyon formu) olarak işlev görür. Birey, içsel kırılganlığını ve kontrol kaybı korkusunu maskelemek için kendisini mutlak bir otorite ve sınırsız güç sahibi olarak konumlandırır.
Etimoloji
Latince 'omnis' (tümü, hepsi) ve 'potentia' (güç, kudret, kapasite) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Megalomani ile sıklıkla karıştırılır; megalomani daha çok abartılı büyüklük fikirleri ve üstünlük iddialarını kapsayan geniş bir klinik belirtiyken, tümgüçlülük temel olarak mutlak etki ve zihinsel kontrol yanılsamasına odaklanan daha kökensel bir psikanalitik savunma mekanizmasıdır.
Keşfetmeye Devam Edin
Megalomani
Megalomani
Megalomania
Bireyin kendi önemini, gücünü veya yeteneklerini aşırı derecede abarttığı, gerçekle bağı kopmuş bir üstünlük algısıdır.
İncele
Birincil Narsisizm
Birincil Narsisizm
Primary Narcissism
Klasik psikanalitik kurama göre, bebeğin libidinal enerjisinin dış dünyaya veya nesnelere değil, tamamen kendi bedenine ve öz-doyumuna yönelttiği en erken gelişim evresi.
İncele