D
Duygusal Boşalım
Affective Discharge
Terapötik süreçte geçmiş yaşantıların derinlemesine incelenmesiyle birlikte, yoğun üzüntü veya öfke gibi güçlü duyguların dışavurumu ve psişik enerjinin serbest bırakılması.
Duygusal Boşalma
Emotional Release
Uzun süre bastırılmış veya kontrol altında tutulmuş duyguların, ani ve yoğun bir şekilde dışa vurularak rahatlama sağlanması süreci.
Duygusal Boşanma
Emotional Divorce
Eşlerin aynı çatı altında ya da yasal evlilik bağını sürdürmelerine rağmen aralarındaki tüm normal etkileşimin, samimiyetin ve duygusal yatırımın ortadan kalktığı yabancılaşma durumu.
Duygusal Bozukluk
Emotional Disorder
Sebebiyle orantısız veya duruma uygun olmayan, uyum bozucu duygusal tepkilerle karakterize edilen psikolojik rahatsızlıkların genel sınıflandırması.
Duygusal Bozulma
Emotional Deterioration
Kişinin öz bakımına karşı kayıtsızlık, çevresine ve diğer bireylere karşı derin bir ilgisizlik ve duruma uygun olmayan duygusal tepkilerle kendini gösteren psikolojik durum.
Duygusal Bulaşma
Emotional Contagion
Bir duygunun veya duygusal durumun, bireyler arası etkileşim yoluyla bir kişiden veya küçük bir gruptan diğerlerine hızla ve bilinç dışı bir şekilde yayılması süreci.
Duygusal Çatışma
Emotional Conflict
Sevgi ve nefret ya da başarı arzusu ile başarısızlık korkusu gibi birbiriyle bağdaşmayan yoğun duyguların aynı anda var olmasıyla ortaya çıkan ve bireyde klinik düzeyde sıkıntı yaratan içsel uyumsuzluk durumu.
Duygusal Çelişki
Affective Ambivalence
Aynı uyaran, nesne veya duruma yönelik olarak eş zamanlı veya hızlı bir şekilde hem olumlu hem de olumsuz duygusal tepkiler barındırma durumu.
Duygusal Denge
Affective Equilibrium
Bir dizi uyarıcı için verilen tekil duygusal yargının, o setteki bireysel uyarıcılar için yapılan yargıların medyanı (ortancası) etrafında şekillendiği varsayımı.
Duygusal Destek
Emotional Support
Bir bireyin diğerine şefkat, empati, onay ve güven vererek bakım ve ilgi göstermesini sağlayan sözel ve sözel olmayan süreçler bütünü.
Duygusal Dışavurum
Emotional Expression
İntrapsikik (içsel) bir duygu durumunun ses tonu, yüz mimikleri, duruş veya somatik işaretler aracılığıyla dış dünyaya fiziksel olarak yansıtılması.
Duygusal Eğilim
Emotional Disposition
Bireyin yaşam olaylarına ve çevresel uyaranlara karşı belirli bir duygu sınıfını veya niteliğini (örneğin pozitif ya da negatif etki) sürekli olarak deneyimleme yönündeki kalıcı eğilimidir.
Duygusal Ensest
Emotional İncest
Bir ebeveyn figürü ile çocuk arasında fiziksel temas içermeyen ancak cinsel ve sınır ihlal edici dinamikler barındıran örtük bir istismar biçimi.
Duygusal Etkileşim
Affective İnteraction
Bireyler arası ilişkilerde yoğun duygulanımların paylaşıldığı süreçleri veya insan-bilgisayar arayüzlerinde duygu verilerinin karşılıklı aktarımını ifade eden kavram.
Duygusal Gelişim
Affective Development
Bireyin yaşam boyu duygularını deneyimleme, ifade etme, anlamlandırma ve düzenleme kapasitesinin evrilme süreci.
Duygusal Gizleme
Emotional Dissemblance
Bireyin içsel duyuşsal durumu ile dışsal yüz, beden veya sözel ifadesi arasındaki uyumsuzluk durumu.
Duygusal Güvenlik
Emotional Security
Bireyin korku, kaygı ve tehdit algısından uzak, içsel bir emniyet, özgüven ve sükûnet hissetme durumu.
Duygusal İçerik
Emotional Content
Çeşitli iletişim araçlarında veya yaşam durumlarında belirgin şekilde güçlü duygusal tepkiler uyandırma potansiyeline sahip tematik ve duyusal özelliklerin bütünü.
Duygusal İçgörü
Emotional İnsight
Bireyin kendi ya da başkalarının duygusal tepkilerinin ve bu tepkileri besleyen içsel çatışmaların derinden farkına varması durumudur.
Duygusal İstismar
Emotional Abuse
Bir kişinin diğerini, davranışsal, duyuşsal işlevselliğini ve genel zihinsel sağlığını bozan, kasıtlı ve tekrarlayıcı non-fiziksel eylemlere maruz bırakması.
Duygusal İşleme Teorisi
Emotional Processing Theory
Travmatik anıların yeniden ele alınması ve duyguyla anlamlandırılması yoluyla korku tepkilerinin azaltılmasını öngören psikolojik model.
Duygusal İyi Oluş
Affective Well-being
Bireyin yaşamında deneyimlediği olumlu ve olumsuz duyguların frekansını ve yoğunluğunu, ayrıca genel ruh hali dengesini kapsayan öznel psikolojik durum.
Duygusal İzolasyon
Emotional İnsulation
Hayal kırıklığı yaratan olaylar veya stresli durumlar karşısında bireyin görünür bir kayıtsızlık ve kopuş sergileyerek geliştirdiği ilkel bir savunma mekanizmasıdır.
Duygusal Kararlılık
Emotional Stability
Duygusal tepkilerde öngörülebilirlik, tutarlılık ve ani ruh hali değişimlerinin bulunmayışı durumu.
Duygusal Katılık
Affective Rigidity
Bireyin değişen çevresel ve sosyal koşullara rağmen duygusal tepki kalıplarını esnetememesi ve aynı duygulanım durumunu sürdürmesi durumu.
Duygusal Mantık
Affective Logic
Duyguların, diğer zihinsel süreçlerden bağımsız olarak işleyen kendine özgü bir zihinsel operasyonlar ve akıl yürütme sistemine sahip olduğunu öne süren hipotez.
Duygusal Mühendislik
Affective Engineering
Tasarım, ürün geliştirme ve teknolojik sistemlerin kullanıcıların öznel duygusal tepkilerini ve deneyimlerini optimize edecek şekilde yapılandırılmasını inceleyen çok disiplinli mühendislik alanı.
Duygusal Olgunlaşmamışlık
Emotional İmmaturity
Duyguların durumla orantısız şekilde veya herhangi bir ketleme olmaksızın fevri bir biçimde dışavurulması eğilimidir; klinik olarak malador (uyumsuz) bir başa çıkma örüntüsüdür.
Duygusal Olgunluk
Emotional Maturity
Bireyin duygularını, dürtülerini ve reaksiyonlarını içinde bulunduğu yaş ve sosyal bağlama uygun, dengeli bir biçimde yönetebilme ve ifade edebilme kapasitesidir.
Duygusal Saldırganlık
Affective Aggression
Yüksek fizyolojik uyarılma, öfke ve tehdit algısıyla tetiklenen, genellikle birincil amacı zarar vermek veya acı çektirmek olan fevri ve dürtüsel saldırganlık türüdür.

