D
Düz Örgütsel Yapı
Flat Organizational Structure
Yönetim kademelerinin oldukça az olduğu, çalışan özerkliğini ve hızlı karar alma süreçlerini önceleyen yatay organizasyon modelidir.
Düzeltici Duygusal Deneyim
Corrective Emotional Experience
Danışanın geçmişteki çözümlenmemiş travmatik veya işlevsiz ilişkisel örüntülerini, terapist ile kurduğu güvenli ve yeni duygusal etkileşimler aracılığıyla yeniden yapılandırması ve anlamlandırması süreci.
Düzeltici Lens
Corrective Lens
Gözün kırılma kusurlarını telafi etmek ve görme keskinliğini artırmak amacıyla doğrudan göz üzerine veya önüne yerleştirilen optik araç.
Düzeltici Reklam
Corrective Advertising
Aldatıcı veya yanıltıcı ticari uygulamalarda bulunan şirketlerin, tüketicilerde oluşan yanlış algıları ve hatalı çıkarımları ortadan kaldırmak amacıyla yasal mercilerca yayımlanması zorunlu tutulan resmi reklam türüdür.
Düzeltilmiş Etki
Adjusted Effect
Bir yordayıcı veya bağımsız değişkenin, diğer bir veya birden fazla değişkenin etkisi istatistiksel olarak arındırıldıktan sonra bağımlı değişken üzerindeki net etkisidir.
Düzeltilmiş R
Adjusted R
Modeldeki bağımsız değişken sayısı ve örneklem büyüklüğü hesaba katılarak düzeltilmiş çoklu korelasyon katsayısı.
Düzeltilmiş R Kare
Adj R2
Regresyon modeline eklenen her yeni bağımsız değişkenin modelin uyum iyiliğini yapay olarak şişirmesini cezalandırarak, model karmaşıklığını dengeleyen istatistiksel bir uyum ölçüsüdür.
Düzeltme
Correction
Bir ölçüm, hesaplama veya analizdeki doğrusal olmayan hataları ve sapmaları gidermek amacıyla uygulanan matematiksel ya da optik müdahale.
Düzeltme Prosedürü
Correction Procedure
Ayırt etme eğitiminde, organizmanın hatalı yanıtları sonrasında ya da belirli yanıtları veremediği durumlarda, aynı uyarı koşullarının doğru yanıt alınana dek yinelenmesi veya sürdürülmesi süreci.
Düzen Sınırlı Davranış
Disorganized Behavior
Kişinin amaca yönelik eylemlerini sürdürme, planlama ve duruma uygun tepki verme kapasitesini düşüren, kendi içinde tutarsız veya mantıksız motor ve duygusal eylemler bütünü.
Düzenleyici Değişken
Moderator
İki başka değişken arasındaki ilişkinin yönünü ya da gücünü değiştiren, etkileşimsel rol oynayan bağımsız değişken.
Düzenleyici Etki
Moderating Effect
Bir yordayıcı ile sonuç değişkeni arasındaki ilişkinin yönünü veya gücünü değiştiren veya etkileyen üçüncü bir değişkenin (düzenleyicinin) varlığını gösteren istatistiksel olgu.
Düzensiz
İrregular
Dilbilimde, bir dilin genel çekim veya türetme kurallarına uymayan sözcükleri veya yapıları ifade eden terim.
Düzey
Level
Deneysel bir desende incelenen bağımsız değişkenin miktarını, büyüklüğünü veya kategorisini belirten spesifik koşul veya değer.
DVD
DVD
Çocukluk çağında ortaya çıkan, konuşma organlarının istemli hareketlerini koordine etme becerisinde yaşanan nörogelişimsel bir motor planlama bozukluğudur.
Dvorak Klavye Düzeni
Dvorak Keyboard
İngiliz alfabesindeki harflerin kullanım sıklığı baz alınarak, en çok kullanılan harflerin parmakların dinlenme (orta) sırasında yer aldığı ergonomik tuş dizilimi.
Dyadık Etki
Dyadic Effect
İki etkileşen bireyin davranışlarının, yalnızca kendilerine has ilişki dinamiklerinden doğan ve genel karakteristik özelliklerinden bağımsız olan yönü.
Dyadik Doğruluk
Dyadic Accuracy
İki birey arasındaki etkileşimde, bir kişinin diğerinin benzersiz özelliklerini veya belirli bir ilişki bağlamındaki durumunu doğru bir şekilde algılama yeteneğidir.
Dyadik İlişki
Dyadic Relationship
İki kişi arasında kurulan, taahhüt ve yakınlık içeren her türlü karşılıklı etkileşimli bağ; psikoterapi bağlamında ise terapist ile danışan arasındaki dinamik ilişki.
Dys-
Dys-
Tıbbi, psikolojik ve biyolojik terminolojide işlev bozukluğunu, anomalileri, güçlüğü veya patolojik sapmaları belirten yaygın bir birleşik önek.
Dysexecutive Sendrom
DES
Prefrontal korteks hasarı veya işlev bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan; planlama, dikkat, dürtü kontrolü ve soyut düşünme becerilerindeki yıkımla karakterize nöropsikolojik sendrom.

