D
Duygusal Soğukluk
Coldness
Başkalarına karşı empati ve duygusal desteğin belirgin bir şekilde eksik olmasıyla karakterize edilen psikolojik özellik.
Duygusal Stres
Emotional Stress
Tehdit, kayıp, içsel çatışmalar veya özsaygı zedelenmesi gibi durumların tetiklediği psikolojik gerginlik ve huzursuzluk hali.
Duygusal Stupor
Emotional Stupor
Depresyon veya yoğun anksiyetenin eşlik ettiği, mutizm (konuşmama) ile karakterize derin bir duygu ve irade yitim halidir.
Duygusal Taşkın
Emotional Flooding
Bireyin başa çıkma kapasitesini aşan, kontrol edilemeyen ve ezici bir yoğunluğa sahip ani duygu seli.
Duygusal Temelli İkna
Affectively Based Persuasion
Bir tutum nesnesine eşlik eden duyguları, hisleri veya ruh hali durumlarını değiştirerek tutumu dönüştürmeye yönelik aktif çaba.
Duygusal Tepki
Emotional Response
Verilen bir uyarıcıya karşı mutluluk, korku veya üzüntü gibi anlık ve gözlemlenebilir biçimde ortaya çıkan duygu temelli reaksiyon.
Duygusal Uyum
Emotional Adjustment
Bireyin içsel durumunu ve tutumlarını mevcut yaşam koşullarına göre yeniden biçimlendirerek içinde bulunduğu duruma uygun duygusal tepkiler verme ve kişisel kabul sağlama süreci.
Duygusal Uyumlanma
Attunement
Bebek ile ebeveyn veya bakım veren arasında duygusal eşzamanlılık yaratmak amacıyla duygulanımların karşılıklı olarak eşleşmesi süreci.
Duygusal Valans
Emotional Valence
Bir uyarıcının veya deneyimin hoş (pozitif) ile nahoş (negatif) veya çekici ile kaçınılası arasındaki süreklilik ekseninde sahip olduğu öznel değer.
Duygusal Yeniden Eğitim
Emotional Reeducation
Danışanın duygu durum bozukluklarından kaynaklanan içsel çatışmalarını ve yıkıcı davranış kalıplarını kavrayarak tutum, duygu ve tepkilerini yeniden yapılandırmayı hedefleyen psikoterapi süreci.
Duygusal Yoksunluk
Emotional Deprivation
Gelişim yıllarında, özellikle birincil bakım veren tarafından onay, sevgi, şefkat ve ilgi sağlayan yeterli kişilerarası bağların eksikliği.
Duygusal Yük
Emotional Charge
Baskı altında birikerek patlamaya hazır hale gelen veya olumlu/olumsuz kutupsallık gösteren yoğun duygusal enerji durumu.
Duygusal Zeka
Emotional İntelligence
Duygusal bilgiyi algılama, anlama, akıl yürütme sürecine entegre etme ve hem bireysel hem delararası düzeyde duyguları düzenleme kapasitesidir.
Duygusal Zeka Bölümü
Emotional İntelligence Quotient
Bireylerin kendi duygularını ve başkalarının duygularını anlama, ayırt etme, yönetme ve bu bilgileri düşünce ile eylemleri yönlendirmede kullanma kapasitesini ölçen niceliksel indeks.
Duygusal-bilişsel Tutarlılık
Affective–cognitive Consistency
Bir tutumun duygusal ve bilişsel temellerinin birbirleriyle ne derece evaluatif uyum içinde olduğunun derecesidir.
Duygusal-bilişsel Yapı
Affective–cognitive Structure
Duygusal bir yaşantının düşünce veya zihinsel imgeyle bütünleşerek kalıcı bir psikolojik şema oluşturması.
Duygusal-değerlendirici Tutarlılık
Affective–evaluative Consistency
Bir tutumun duygusal temeli ile genel değerlendirmesi arasındaki değersel uyum derecesi.
Duygusallık
Emotionality
Bir bireyin, deneyimlenen duygulanımın kalitesinden (pozitif veya negatif olmasından) bağımsız olarak, duyguları yaşama ve dışa vurma derecesi ile reaktivite yoğunluğudur.
Duyu Dışı Algı
Extrasensory Perception (ESP)
Bilinen duyu kanallarının hiçbirini kullanmaksızın dışsal olayların farkında olunduğu iddia edilen paranormal algı biçimidir.
Duyular-arası Algı
İntersensory Perception
Farklı duyu modalitelerinden gelen ayrı bilgilerin beyinde koordine edilerek tutarlı ve bütünleşik tek bir deneyime dönüştürülmesi süreci.
Duyular-dışı Algılama
ESP
Bilinen beş duyu organının doğrudan katılımı olmaksızın, çevreden veya başka bir zihinden bilgi edinme iddiasını içeren paranormal bir algı türü.
Duyuşsal Alan
Affective Domain
Bireylerin duygu, tutum, değer, inanç ve motivasyon gibi psikolojik ve duyuşsal tepki kalıplarını organize eden öğrenme ve davranış alanıdır.
Duyuşsal Eğitim
Affective Education
Bloom'un eğitim hedefleri taksonomisinde, öğrenmenin düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki ilişkiye odaklandığı yapılandırılmış programlar bütünüdür.
Düalizm
Dualism
Gerçekliğin ya da zihin-beden ilişkisinin birbirinden bağımsız iki temel töz veya alandan oluştuğunu savunan felsefi ve bilimsel görüş.
Dünyada-olma
Being-in-the-world
İnsanın varoluşunu sadece pasif bir durum değil, çevreyle sürekli etkileşim, anlam arayışı ve yönelim içeren dinamik bir eylemsellik olarak tanımlayan varoluşçu kavram.
Dünyanın-ötesinde-oluş
Being-beyond-the-world
Varoluşçu psikolojide, insan bireyin 'dünyada-oluş' sınırlarını ve ontolojik kısıtlamalarını, özellikle fedakar sevgi ve aşkın deneyimler aracılığıyla aşma potansiyelidir.
Dünyevi Gerçekçilik
Mundane Realism
Bir deneysel durumun, katılımcıların günlük yaşamda karşılaştıkları doğal koşullara ve olaylara benzeme derecesidir.
Dürtü
Drive
Bir faaliyeti veya eylem dizisini tetikleyen, genellikle fizyolojik yoksunluklar veya olumsuz uyaranlar tarafından oluşturulan genelleştirilmiş bir hazır olma durumu.
Dürtü Ayrımı
Drive Discrimination
Bir organizmanın, açlık veya susuzluk gibi farklı psikolojik, duygusal ve fizyolojik ihtiyaçları birbirinden ayırt etme ve tepkilerini buna göre yönlendirme kapasitesi.
Dürtü Azaltma Kuramı
Drive-reduction Theory
Motive edilmiş davranışların temel amacının, homeostatik bozulmadan kaynaklanan bir dürtü durumunu azaltmak ve organizmada dengeyi yeniden kurmak olduğunu savunan öğrenme kuramı.

