Ahlaki Mutlakçılık
Moral Absolutism
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Yedi yaşındaki bir çocuğun, annesinin hayatını kurtarmak için küçük bir yalan söyleyen ağabeyini 'Yalan söylemek her zaman en büyük suçtur, istisnai durumu olamaz' diyerek suçlaması, ahlaki mutlakçılığın heteronom dönemdeki tipik bir dışavurumudur.
Derin Analiz
Ahlaki mutlakçılık, eylemlerin özünde iyi ya da kötü olduğunu savunan bir metaetik ve gelişimsel duruşu ifade eder. Jean Piaget'nin ahlaki gelişim kuramında, bu kavram özellikle heteronom ahlak dönemindeki çocukların bilişsel yapısıyla doğrudan ilişkilendirilir. Bu gelişim evresindeki bireyler, kuralların dışsal otoriteler tarafından konulduğunu, değiştirilemez ve mutlak olduğunu düşünür; niyetleri değil, eylemin nesnel sonuçlarını cezalandırma veya ödüllendirme kriteri olarak baz alırlar. Yetişkinlik düzeyinde ise deontolojik etik sistemlerle (örneğin Kantçı kategoriş imperatif) örtüşen bir şekilde, belirli kuralların (örneğin yalan söylememek) hiçbir koşulda ihlal edilemeyeceğini savunur.
Etimoloji
Latince 'moralis' (töreye, ahlaka ilişkin) ve 'absolutus' (bağımsız, sınırsız, koşulsuz) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Ahlaki görecelik (moral relativism) ile sıkça karıştırılır; ahlaki görecelik doğruların kültüre veya duruma göre değiştiğini savunurken, ahlaki mutlakçılık tüm zamanlar ve durumlar için geçerli evrensel standartlar öngörür.

