Belladonna Deliryumu
Belladonna Delirium
Tanım
Atropin ve skopolamin gibi belladonna alkaloidlerinin merkezi sinir sistemi üzerindeki antikolinerjik etkilerine bağlı olarak gelişen akut konfüzyonel durum.
Örnek Vaka / Uygulama
Acil servise getirilen yetmiş yaşındaki bir bireyin, bahçesindeki tatula (Datura stramonium) bitkisinin yapraklarını çay olarak demleyip içtiği öğrenilir. Hasta çevresindekileri tanıyamamakta, hayali nesneleri yakalamaya çalışmakta, odadaki var olmayan insanlarla konuşmaktadır. Fiziksel muayenede deri son derece kuru ve sıcak, gözbebekleri maksimal derecede genişlemiş ve ışıksız reaksiyonsuzdur, kalp atım hızı dakikada 130 olarak ölçülür.
Derin Analiz
Belladonna alkaloidleri, muskarinik asetilkolin reseptörlerinin kompetitif antagonisti olarak işlev görür. Asetilkolinerjik iletimin merkezi düzeyde blokajı, kortikal aktivasyonun bozulmasına, dikkat süreçlerinin çökmesine ve florid psikotik tablolara zemin hazırlar. Klinik olarak 'ahmakça kuruluk' (ciltte kızarıklık, mukozalarda kuruluk), midriyazis, taşikardi ile birlikte bellek bozuklukları, canlı görsel ve işitsel hallüsinasyonlar, koordine fakat amaçsız motor hiperaktivite (örneğin iplik toplama hareketleri) ile karakterizedir. DSM-5 kriterleri çerçevesinde 'Madde/İlaç Kullanımına Bağlı Deliryum' kategorisinde değerlendirilir ve tıbbi müdahale gerektiren bir toksikolojik acil durumdur.
Etimoloji
İtalyanca 'bella donna' (güzel kadın, gözbebeklerini büyüten bitki özütünün kozmetik kullanımından ötürü) + Latince 'de-' (uzaklaşma, dışarı) + 'lira' (sabana vurulan çizgi, hat; dolayısıyla raydan çıkma, sapma).
Karıştırmayın
Şizofreni (kronik seyirli olması ve antikolinerjik somatik bulguların bulunmamasıyla ayrılır); Primer Nörokognitif Bozukluklar/Demans (akut başlangıçlı ve dalgalı seyirli olmamasıyla ayrılır).
Keşfetmeye Devam Edin
Deliryum
Delirium
Dikkat, bilinç ve bilişsel işlevlerde ani bir başlangıç gösteren, gün içinde dalgalanmalarla seyreden akut nörobilişsel bozukluk tablosu.
Antikolinerjik Sendrom
Anticholinergic Syndrome
Asetilkolin reseptörlerindeki antagonist etkiler nedeniyle hem periferik hem de merkezi sinir sistemini etkileyen, kuruluuk, ataksi ve konfüzyon gibi bulgularla karakterize bir tablodur.