Duygunun Soyutlanması
İsolation Of Affect
Tanım
Bireyin, travmatik veya acı verici bir olayı hatılarken o anıyla ilişkili duygusal tepkiyi bastırarak yalnızca bilişsel içeriği bilince getirmesini sağlayan bir savunma mekanizması.
Örnek Vaka / Uygulama
Acil serviste görev yapan bir cerrahın, ağır bir trafik kazası geçirmiş ve bacağı kopmak üzere olan kendi çocuğuna ilk müdahaleyi yaparken panik ve korku hissetmek yerine, tamamen mekanik ve duygusuz bir profesyonellikle adımları uygulaması duygunun soyutlanmasına klinik bir örnektir.
Derin Analiz
Psikanalitik kuramda ve psikodinamik yönelimli psikoterapilerde sıklıkla karşılaşılan duygunun soyutlanması, ego savunma mekanizmalarından biridir. Bu süreçte kişi, tehlikeli ya da tahammül edilemez bir dürtü veya anının yalnızca zihinsel temsilini (bilişsel boyutunu) kabul eder, ancak bu temsile eşlik etmesi gereken affective (duygusal) yükü ortadan kaldırır ya da başka bir yere kanalize eder. Örneğin bir birey, çok yakın bir yakınını kaybettiği anı son derece soğukkanlı, adeta tıbbi bir rapordan bahseder gibi, hiçbir üzüntü belirtisi göstermeden anlatabilir. Nörobiyolojik açıdan bu durum, prefrontal korteksin limbik sistem (özellikle amigdala) üzerindeki aşırı veya disfonksiyonel kontrolü ile açıklanabilir; böylece duygusal devrelerin anlık olarak aktive olması engellenir.
Etimoloji
Latince 'isolare' (yalnızlaştırmak, ayrı birada tutmak) ve 'affectus' (duygu, ruh hali, tutku) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Entellektüelleştirme (Intellectualization) ile sıklıkla karıştırılır. Entellektüelleştirmede kişi durumu soyut, felsefi veya mantıksal teorilerle kuşatarak duygudan uzaklaşır; duygunun soyutlanmasında ise doğrudan olayın kendisi anılır ancak duygu unsuru tamamen budanmıştır.

