Frekans Yasası
Law Of Frequency
Tanım
Fikirlerin, uyarıcıların veya olayların bir arada gerçekleşme sıklığı arttıkça, aralarındaki zihinsel bağın gücünün de doğru orantılı olarak arttığını öne süren çağrışımcılık ilkesidir.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik pratikte anksiyete bozukluğu olan bir hastaya uygulanan sistematik duyarsızlaştırma seanslarında, korkulan uyarıcı (örneğin asansör) ile güvenli durumun eşleşmesi defalarca (yüksek frekansta) tekrarlandığında, uyarıcı ile panik tepkisi arasındaki eski bağ zayıflar ve yeni, güvenli bağ güçlenir.
Derin Analiz
Frekans Yasası, köklerini Aristoteles'in bitişiklik ve sıklık ilkelerine dayandıran ve klasik davranışçılık ile çağrışımcılık (associationism) teorilerinde merkezi bir rol oynayan temel bir öğrenme mekanizmasıdır. Bu yasa, nöral düzeyde Hebbian öğrenme kuramının ('birlikte ateşlenen nöronlar birlikte bağlanır') erken psikolojik habercisi olarak kabul edilir. Bir uyarıcı ile tepki (S-R) arasındaki eşleşme ne kadar yüksek tekrara sahip olursa, sinaptik yollardaki direnç o kadar azalır ve davranış o kadar otomatikleşir. Bilişsel ve davranışsal müdahalelerde maruz bırakma (exposure) veya pekiştirme tarifelerinin etkinliği, büyük ölçüde bu yasanın işleyiş mekanizmalarına dayanır.
Etimoloji
İngilizce 'law' (Eski İngilizce 'lagu' / yasa, kural) ve 'frequency' (Latince 'requentia' / sıklık, kalabalık, tekrarlanma) kelimelerinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Bitişiklik Yasası (Law of Contiguity) ile sıklıkla karıştırılır; bitişiklik olayların mekansal veya zamansal yakınlığını vurgularken, frekans yasası bu yakınlaşmanın tekrar miktarını ve sayısını esas alır.

