Gerçek-ideal Benlik Uyumu
Real–ideal Self Congruence
Tanım
Bir bireyin sahip olduğu gerçek benlik algısı ile olmak istediği ideal benlik tasarımı arasındaki örtüşme derecesidir.
Örnek Vaka / Uygulama
Danışan A, kendisini sosyal ortamlarda çekingen, mesleki olarak yetersiz ve pasif biri olarak tanımlamaktadır (Gerçek Benlik). Ancak zihnindeki ideal benlik profili, son derece dışa dönük, lider vasıflı ve kariyerinde zirvede bir bireydir (İdeal Benlik). Bu iki durum arasındaki devasa fark, danışanda kronik bir yetersizlik hissi ve depresif belirtiler doğurur; terapi odasında bu uçurumun gerçekçi beklentilerle onarılması hedeflenir.
Derin Analiz
Hümanist psikoloji ekolünde, özellikle Carl Rogers'ın danışan merkezli terapi yaklaşımında merkezi bir konuma sahiptir. Bireyin öz-kavramı (self-concept) ile ideal benliği arasındaki tutarlılık veya çelişki, ruhsal sağlığın temel belirleyicisidir. İki yapı arasındaki uçurum (inkongrüns) derinleştikçe, bireyin deneyimlediği psikolojik sancı, kaygı ve savunma mekanizmalarının devreye girme sıklığı artar. Rogers'a göre bu uyumsuzluk, bireyi değişime ve psikoterapiye yönlendiren temel motivasyon kaynağıdır. Terapötik süreç, koşulsuz kabul ortamında bu makası daraltmayı hedefler.
Etimoloji
Latince 'realis' [gerçek, var olan] + 'idealis' [fikre dayalı, kusursuz] ve Latince 'congruere' [uyumlu olmak, örtüşmek] fiilinden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Keşfetmeye Devam Edin
Öz-kavramı
Öz-kavramı
Self-concept
Bireyin psikolojik ve fiziksel özelliklerini, niteliklerini, becerilerini ve rollerini içeren, zaman içindeki kimlik duygusunu şekillendiren kendi tanım ve değerlendirme bütünlüklü sistemi.
İncele
Koşulsuz Olumlu Kabul
Koşulsuz Olumlu Kabul
Unconditional Positive Regard
Bir bireyin davranışlarından veya kişisel standartlardan bağımsız olarak, karşısındaki kişi tarafından tamamen kabul görmesi, değer verilmesi ve önemsenmesi durumu.
İncele