Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Hipervijilans

Hypervigilance

Tanım

Bireyin çevresindeki olası tehditleri veya tehlikeli uyaranları saptamak üzere gösterdiği anormal derecede artmış uyanıklık ve tarama durumu.

Örnek Vaka / Uygulama

Kritik bir travma geçmişi olan bir danışanın, sırtı kapıya dönük bir restoranda oturmayı reddetmesi, arkadan gelen ani tabak seslerinde irkilerek ayağa kalkması ve odadaki her bireyin hareketlerini istemsizce göz hapsine alması klinik bir hipervijilans tablosudur.

Derin Analiz

Hipervijilans, otonom sinir sisteminin, özellikle de sempatik kolun kronik bir hiperaktivasyon hali olarak ortaya çıkar. Savaş ya da kaç tepkisinin (fight-or-flight) kalıcı olarak devrede kalmasıyla karakterizedir. Amigdalanın aşırı duyarlılaşması ve prefrontal korteksin gelen duyusal girdileri inhibe etme kapasitesinin düşmesi sonucu, beyin her çevresel detayı potansiyel bir ölümcül tehdit olarak kodlar. Genellikle Kompleks Travma Sonrası Stres Bozukluğu (K-TSSB), panik bozukluk ve paranoid spektrumda gözlemlenir; bireyin kognitif kaynaklarını sürekli olarak dış dünyayı taramaya harcamasına neden olarak bilişsel yorgunluğa yol açar.

Etimoloji

Yunanca 'hyper-' [aşırı, üst düzey] ve Latince 'vigilare' [uyanık kalmak, nöbet tutmak] kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Paranoya ile sıklıkla karıştırılır; paranoid düşünceler genellikle sistematize olmuş sanrılı inançlara dayanırken, hipervijilans fizyolojik kökenli bir duyusal aşırı uyarılma ve tehdit tarama halidir. Dikkat eksikliğinden de ayrılır; dikkat eksikliğinde odaklanma sorunu varken hipervijilans odağın sürekli yanlış yerlerde ve aşırı yoğun olmasıdır.