Jackson Yasası
Jackson’s Law
Tanım
Nörolojik hastalıklarda kognitif bozulmanın, en son evrimleşen ve en üst düzey fonksiyonlardan başlayarak geriye doğru kaybolduğunu savunan ilke.
Örnek Vaka / Uygulama
İleri evre Alzheimer hastalığı tanısı alan bir hastanın, karmaşık finansal planlama ve soyut problem çözme yeteneklerini (son gelişen üst düzey fonksiyonlar) çok erken evrede kaybetmesine rağmen, yemek yeme veya temel yürüme paternleri gibi motor otomatizmalarını (en eski evrimsel ve erken gelişen fonksiyonlar) çok daha uzun süre koruyabilmesi bu yasanın klinik bir yansımasıdır.
Derin Analiz
Jackson Yasası, nöroloji ve evrimsel psikiyatri bağlamında filogenetik ve ontogenetik gelişim süreçlerinin tersine (dissolüsyon) çalıştuğunu öne sürer. John Hughlings Jackson'ın bu teorik çerçevesi, beyin hasarlarında veya dejeneratif süreçlerde ontogenetik olarak en son kazanılan, en karmaşık kortikal işlevlerin (örneğin soyut düşünme, yürütücü işlevler) en savunmasız olduğunu; filogenetik olarak daha eski, subkortikal ve otomatize işlevlerin (örneğin temel motor hareketler, otonom fonksiyonlar) ise en son yıkıma uğradığını ifade eder. Bu yaklaşım, modern nöropsikolojide beyin hasarı lokalizasyonu ve demans süreçlerindeki semptom sıralamasının anlaşılmasında temel bir heuristik model işlevi görür.
Etimoloji
İngiliz nörolog John Hughlings Jackson'ın soyadından ve Latince 'lex' (yasa, kural) kelimesinden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Ribot Kanunu ile sıklıkla karıştırılır; Ribot Kanunu özellikle bellek kaybında son kazanılan anıların ilk önce silindiğini savunurken, Jackson Yasası tüm kognitif ve nörolojik hiyerarşiyi kapsayan daha geniş bir dissolüsyon ilkesidir.

