Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Monosemptomatik

Monosymptomatic

Tanım

Tek bir belirgin semptom veya klinik bulgu ile kendini gösteren bir bozukluk veya durumu ifade eden sıfat.

Örnek Vaka / Uygulama

Yirmi yaşındaki bir üniversite öğrencisi, akademik başarı açısından hiçbir sorun yaşamamakta ve genel duygu durumu oldukça stabil olmaktadır; ancak yoğun sosyal ortamlarda yalnızca 'yüzünün kızarması' (eritrofobi) korkusuyla yaşamaktadır. Başka hiçbir anksiyete veya panik belirtisi göstermeyen bu bireyin tablosu monosemptomatik sosyal anksiyete olarak değerlendirilir.

Derin Analiz

Psikiyatri ve klinik psikoloji bağlamında monosemptomatik tanımı, hastanın klinik tablosunun geniş bir sendromlar kümesi yerine tek bir izole şikayet etrafında şekillendiğini belirtir. Bu durum, tanı sürecinde ayırıcı tanıyı daraltırken, altta yatan etiyolojinin karmaşık olup olmadığını anlamak için derinlemesine bir inceleme gerektirir. Örneğin, monosemptomatik hipokondriyazis (vücut dismorfik bozukluğuna benzer şekilde tek bir fiziksel kusura odaklanma) veya çocukluk çağında görülen monosemptomatik enürezis nocturna (ek başka bir ürolojik veya psikolojik eşlikçi olmaksızın sadece gece altını ıslatma) bu kategoriye girer. Nörobiyolojik düzeyde, bu tür izole tablolar, beynin belirli bir devre veya işlevsel ağındaki lokalize bir aksaklığa işaret edebilir.

Etimoloji

Yunanca 'monos' [tek, bir] + 'symptōma' [belirti, arıza] sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Polisemptomatik (birden fazla belirti içeren durumlar) ve komorbidite (birden fazla bağımsız bozukluğun aynı anda bulunması) kavramlarıyla karıştırılır. Monosemptomatik tanımında tek bir ana semptom varken, komorbiditede tamamen farklı iki veya daha fazla tanı kriterini karşılayan bozukluk bir aradadır.